settings icon
share icon
Soru

Hristiyan bir kişi #metoo hareketine nasıl yaklaşmalıdır?

Yanıt


2006 yılında sivil haklar aktivisti Tarana Burke, cinsel tacize uğramış kadınların yalnız olmadıklarını anlamalarına yardımcı olmak amacıyla “me too” ifadesini ortaya koydu. On yıl sonra ise oyuncu Alyssa Milano’nun, cinsel saldırıya uğramış tüm kadınların yorum bölümüne bu sözleri yazmalarını öneren tweet’ine yanıt olarak #metoo hareketi internet ortamında hızla yayıldı. Saatler içinde mağdurlar Twitter ve Facebook’ta #metoo paylaşımlarıyla interneti doldurdu. Güçlü tepkilerin bir nedeni de Hollywood’dan gelen cinsel istismar ve taciz suçlamalarıydı. Hem erkekler hem de kadınlar eski patronlarını, yapımcıları ve diğer kişileri iş yerindeki cinsel sömürüyle suçlamak için öne çıktılar.

Ancak günümüz kültüründeki birçok harekette olduğu gibi, #metoo hareketi de kısa sürede kürtaj hakları, ücret eşitliği, eşcinsel gündemi ve diğer tartışmalı konuları içine alan politik bir karmaşaya sürüklendi. Hareketin kurucusu Tarana Burke’e göre #metoo hareketi etkisini kaybetmiştir; çünkü başka kadın hakları meselelerinin eklenmesi popülerliğini zayıflatmıştır. Bu nedenle Hristiyanlar, artan cinsel istismar dalgasını durdurmaya yönelik her girişimi destekleyebilir ve desteklemelidir; ancak Mesih merkezli olmayan herhangi bir harekete tam destek vermeden önce dikkatli olmalıdırlar. Bunun yerine Mesih merkezli bir alternatifin nasıl olacağını düşünmeliyiz.

Öncelikle Mesih, hiçbir mağdurun yardım almadan acı çekmesini istemezdi. Mağdurların yaşadıkları cinsel taciz ve saldırıyı ifade etmeleri için bir etiketin gerekli olması üzücüdür. Mağdurlara her zaman inanılmadığı doğrudur. Mağdurlar, uygun olduğunda polise ya da şirketlerinin insan kaynakları departmanına başvurmaktan çekinmemelidir. Bu adımlar korkutucu ya da ürkütücü olabilir; mağdurlar süreç boyunca kendilerine yardım etmesi için bir arkadaşlarından destek istemekte özgür olmalıdır.

Kilise de bu konuda yardımcı olmalıdır. Hristiyanlık doğası gereği her türlü istismar ve sömürüye karşıdır. Her tür kötü muamele ve özellikle cinsel taciz, İsa’nın başkalarına bize davranmalarını istediğimiz şekilde davranmamız gerektiğine dair buyruğuna doğrudan aykırıdır (Matta 7:12). Komşusunu kendisi gibi sevmek Hristiyan imanının temelidir; bu nedenle Mesih’i izlediğini söyleyen herkes bu buyruğa boyun eğmelidir (Matta 19:19; Luka 10:27; Galatyalılar 5:14; Romalılar 13:8). Açıkça görülmektedir ki her türlü cinsel korkutma veya taciz bu sınırların çok dışındadır. Bu yüzden Hristiyanlar böyle durumların mağdurlarını güvenle savunabilir ve destekleyebilir. Mezmur 82:3’te Tanrı şu buyruğu verir: “Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.” Bir kişi cinsel istismar ya da saldırının mağduru olduğunda, Hristiyanlar onu kurtarmak, teselli etmek ve adalet arayışında yardımcı olmak için ilk harekete geçenler olmalıdır.

Kiliselerimiz mağdurlar için güvenli sığınaklar olmalıdır ve her türlü cinsel yaklaşımın hiçbir düzeyde hoş görülmeyeceği açıkça bilinmelidir. Ne yazık ki #metoo hareketi #churchtoo hareketine de dönüşmüştür. Son zamanlarda bazı tanınmış, bazı bilinmeyen Hristiyan önderler tarafından gerçekleştirilen cinsel taciz ve saldırılar mağdurlar tarafından açıklanmıştır. Kiliseler ve mezhepler inkâr etmek, mağduru suçlamak ve istismarı sürdürmekle suçlu bulunmuştur. Tanrı’ya bağlı pastörlerin ve hizmet önderlerinin sayısı düşünüldüğünde istismar olayları nadirdir. Ancak Hristiyanlar, kiliselerden ve hizmetlerden cinsel istismarı temizlemek için dünyadan bile daha büyük bir çaba göstermelidir. GRACE hizmeti ve Rachael Denhollander gibi imanlılar, mağdurların adalet ve iyileşme bulmasına yardımcı olmak için yoğun şekilde çalışmaktadır.

Bir etiketin yanlışları düzeltme ya da adalet sağlama gücü yoktur. Kilise, yalnızca birkaç saniyelik bir onay sunabilecek bir harekete katılmak yerine, mağdurlarla mahkeme süreci boyunca birlikte yürümeli ve gerçek adaletin gerçekleştiğini görmelidir. Kiliseler gençlere kabul edilebilir fiziksel temas sınırlarını ve bunun Tanrı için neden önemli olduğunu öğretmelidir. Buna sağlıklı flört etme yolları ve başka bir kişiye ilgi göstermenin doğru biçimleri de dahildir. Her kilisenin cinsel taciz mağdurları için kriz danışmanlığı ve hukuki yardım sağlayacak kaynakları olmayabilir; ancak bu konuda yardımcı olan kuruluşlar hakkında bilgi verebilirler. Ayrıca kiliseler üyelerini tanrısal cinsellik ve davranış standartlarına göre sorumlu tutabilir, gerektiğinde kilise disiplinini uygulayabilir ve suç işlendiğinde yetkililere başvurabilir.

Mağdurların destek ve adalet aramaları için hashtag’lerin gerekli olması üzücüdür. Hristiyanların #metoo yerine #kilisebanayardımetti etiketini tercih edeceği günü özlemle bekliyoruz.

English



Türkçe anasayfaya dön

Hristiyan bir kişi #metoo hareketine nasıl yaklaşmalıdır?
Bu sayfayı paylaş: Facebook icon Twitter icon Pinterest icon Email icon
© Copyright Got Questions Ministries