Soru
İçeriden hareket nedir?
Yanıt
İçeriden hareket (insider movement), kişinin kendi yerel kültürünün dili ve gelenekleri içinde kalarak İsa’yı takip etmeye ve kurtuluşu O’nda bulmaya çalışmasıdır. Romalılar 1:16–17, kurtuluşun belirli bir kültüre değil, imana bağlı olduğuna dair bir doğrulama olarak gösterilir. Bu fikir aslında Pavlus’la başlamıştır; Pavlus, putperest (Yahudi olmayan) imanlıların Yahudi kurallarını yerine getirmesi gerektiği düşüncesine karşı mücadele etmiş ve erken kilise de Grek imanlıların sünnet olmak zorunda olmadığını ilan ederek (Elçilerin İşleri 21:17–25) bunu doğrulamıştır. Daha sonra, Kutsal Kitap’ın Yunanca ve Latince dışındaki dillere çevrilmesiyle bu yaklaşım daha görünür hâle gelmiştir. Hristiyanlığa sıcak bakmayan ülkelere giden modern misyonerler de sıkça içeriden hareket yaklaşımına başvurur. Onlara göre bu yöntem, insanların İsa Mesih’e iman ederek kurtuluşa gelmesine, aynı zamanda sevdiklerine tanıklık etmeyi sürdürebilmesine ve yaşamlarını koruyabilmesine olanak tanır. Eski dönemde olduğu gibi bugün de konu üç alan etrafında şekillenir: Kültür, din ve teoloji.
İçeriden Hareket – Kültür
Batılı Hristiyanların çok azı başka bir kültürden gelen bir imanlının sadece İngilizce ilahiler söylemesi gerektiğini savunur. Ya da sadece sandalyede oturarak, eller kucakta dua etmesi gerektiğini... Ya da her pazar sabahı kahve ve kurabiye eşliğinde ilahiler, duyurular ve 45 dakikalık bir vaazla ilerleyen bir ibadet düzenine sahip olması gerektiğini... Fakat dünyanın farklı yerlerinde İsa’yı takip eden kişiler, Batılılarca tuhaf karşılanabilecek bazı kültürel alışkanlıkları sürdürebilir. Birçok ülkede aileler çocuklarının evliliklerini kendileri düzenler. Bazı yerlerde bir kadının başını örtmemesi ya da bir erkeğin sakalsız olması saygısızlık sayılır. Bazı toplumlarda yerel bir imanlının kendisine “Hristiyan” demesi uygun görülmez. Çünkü oralarda “Hristiyan”, İsa’yı izleyen biri anlamına gelmez; televizyonlarda görülen açgözlü, ahlaksız Batılı yaşam tarzıyla bağlantılı bir kelimedir. Birçok kişi için Hristiyanlık bir din değildir; Batı kültürünün bir etiketidir.
Kültür bir sorun olmalı mı? Bir kişi kendi kültürü içinde Mesih’i takip edebilir mi? Aynı şekilde Batılılar kendi kültürleri içinde Mesih’i nasıl izleyebiliyorsa, diğerleri de izleyebilir. Her kültürde Kutsal Kitap’la uyuşmayan unsurlar vardır. Bir uygulama Kutsal Kitap’a aykırıysa, o kültürdeki imanlılar tarafından bırakılmalıdır. Ama Kutsal Kitap bir uygulamayı ne yasaklıyor ne de onaylıyorsa, o konu sorun edilmemelidir. Ayrıca, Kutsal Kitap’a göre “küçük Mesih” anlamına gelen “Hristiyan” sözcüğüne alternatif olarak bir topluluğun kendi kelimesini bulmasında bir sakınca yoktur. Hiç kimse, 2000 yıl önceki Yunanca bir kelimeyi kullanmak zorunda değildir. Tanrı etikete değil, yüreğe bakar.
İçeriden Hareket – Din
Dinî uygulamalar, Batılı Hristiyanların içeriden harekete en çok itiraz ettikleri noktadır. Önce biraz arka plan: “İçeriden hareket” kavramı daha çok Müslüman ülkelere giden misyonerler arasında yaygındır. Bir kilisenin bir kültüre ne kadar entegre olduğu C1–C6 biçiminde ifade edilir. Bir uçta, tamamen Batılılaşmış, İngilizce konuşulan ve geleneksel ilahilerin söylendiği C1 tarzı kiliseler vardır. Diğer uçta ise imanlarını gizlice yaşayan, zulüm korkusu taşıyan küçük toplulukları ifade eden C6 yer alır. C1’den C5’e doğru ilerledikçe kültürel normlara daha fazla uyum sağlanır; dil, kıyafet, ibadet tarzı gibi unsurlara yerel uygulamalar eklenir ve zamanla dinî bazı pratikler de dâhil edilir, örneğin, helal/haram uygulamaları veya “Allah” kelimesinin kullanılması gibi. C5 en tartışmalı aşamadır; çünkü burada imanlılar kültürel ve hatta dinî kimlik olarak kendilerini hâlâ Müslüman olarak tanımlar, fakat kurtuluşun İsa’dan geldiğini söylerler. Avantajları, aile ve arkadaşlara tehdit oluşturmadan tanıklık edebilme ve yaşam tarzında daha az değişiklik gerektirmesidir.
Peki bir kişi hem İsa’ya iman edip hem de kendine “Müslüman” diyebilir mi? İsa’ya iman eden biri Ramazan tutabilir mi, camide namaz kılabilir mi, Kur’an okuyabilir mi? İslam kültürüyle İslam’ın ruhsal öğretileri arasındaki çizgi nerede aşılır? Bu hassas bir konudur. “Müslüman-İsa-imanlıları” ise şu soruyla karşılık verebilir: Batılı kiliseler neden Batı kültüründeki kaba ticarileşmeye ve eğlence tutkusuna bu kadar kolay uyum sağlıyor? İçeriden hareket taraftarları, C5 imanlılarını erken dönemdeki Yahudi imanlılara benzetir; ancak bu doğru bir benzetme değildir. Yahudi imanlılar, Tanrı’nın verdiği meşru bir dinden, onun tamamlanmış hâline geçiyordu. Yahudilikte Kutsal Kitap’a aykırı hiçbir unsur yoktu! C5 imanlıları kendilerini pagan putperestlerden dönen ilk imanlılara da benzetir. Ama bu da yanlıştır. Yeni Ahit hiçbir yerde putperestlerden dönen imanlıların Grek tanrılarına kurban sunmaya devam ettiğini öğretmez. Aksine, imparatora tapınmayı reddettikleri için birçokları şehit edilmiştir.
İçeriden Hareket – Teoloji
İçeriden hareketle ilgili tartışmalarda teoloji nadiren gündeme gelir. Çünkü bu hareketin ortak bir standardı da yoktur. Fakat Muhammed’i peygamber, Kur’an’ı Tanrı’nın vahyi olarak kabul etmek gibi yanlış öğretilerin yanı sıra, İsa’nın kimliği konusunda büyük bir sorun vardır. Kur’an, İsa’dan olumlu söz eder; O’nu kutsal bir peygamber ve dinlenmeye değer bir öğretmen olarak tanımlar. Ancak Kur’an’a ve İslam’a göre İsa, Tanrı’nın Oğlu değildir. Tanrı değildir; ilahi değildir. Müslümanlara daha uygun olsun diye bazı “Müslüman duyarlılıklı” Kutsal Kitap çevirileri “Tanrı’nın Oğlu” yerine “Tanrı’nın Sözü” ya da “manevî Tanrı Oğlu” ifadelerini kullanır. C5 müjdeciliğinde İsa’nın kurban oluşu da Tanrı’nın beden alıp insanlığı kurtarması şeklinde değil, geleneksel bir günah sunusu olarak açıklanır.
Bu kelime seçimleri anlaşılabilir olsa da talihsizdir. Müslümanlar teslisi kabul etmeyen bir tektanrıcılığa sahiptir. İsa’nın Tanrı olması İslam’da büyük bir sapkınlıktır. Sadece Allah’a tapınılmalıdır. İsa’ya “Rab” diye tapınmak sapkınlıktır. İsa’nın Tanrı olmadığının öğretildiği bir ortamda ruhsal gelişim sağlıklı ilerleyemez. İçeriden hareketi destekleyen misyonerler, Mesih’in ilahiyetinin zamanla, kişinin Kutsal Kitap’ı dikkatle incelemesiyle bazen yıllar sonra anlaşıldığını iddia eder.
Peki, içeriden hareket uygun bir müjdeleme yöntemi midir? Kısmen. Tanrı’ya kendi kültürel çerçevesi içinde tapınmakta bir sakınca yoktur. Buna Hristiyan rock grupları ve “hula” tarzı ilahi ekipleri de dâhildir. Her kültürden İsa imanlıları, O’na olan bağlılıklarını kendileri için anlamlı gelen yollarla ifade edebilmelidir. Ancak teolojik açıdan içeriden hareket risklidir. Mesih’in öğrencileri dünyaya ait olmamalıdır (Yuhanna 17:16); dünya bundan nefret etse bile (Yuhanna 15:18–19). İsa’yı anlamak zaman alır; kim olduğunun ve ne anlama geldiğinin kavranması süreç ister ve yeni imanlıların bir süre iki dünya arasında kalması doğaldır. Ancak kişinin kendi dinî uygulamalarına ve o dinin ruhsal öğretilerine devam etmesi (ister İslam, ister Hinduizm, ister Budizm olsun) Mesih’i izleyen bir hayatla bağdaşmaz. Her imanlı “Hristiyan” adını taşımak zorunda değildir, popüler İngilizce ilahiler söylemek zorunda değildir; fakat İsa Mesih’e, Tanrı’nın Oğlu olarak Rab ve Kurtarıcı diye tapınmak zorundadır.
English
İçeriden hareket nedir?