Soru
Androsentrizm nedir?
Yanıt
Androsentrizm erkeklere odaklanmaktır. Androsentrizm, erkek bakış açısına odaklanan ya da onun tarafından domine edilen davranışları, koşulları ve kültürleri içerir. Androsentrik toplumlar kadın bakış açısını küçümser ve kadınların katkılarının önemini azaltır. Eğer kadınlar tanınırsa bile, başarıları küçümsenir ya da önemsizleştirilir. Androsentrik davranış kasıtlı ya da kazara, açık ya da örtülü olabilir.
Bugün birçok kişi androsentrik bir dünyada yaşadığımızı iddia etmektedir; yani kadınların başarılarının, ilgi alanlarının ve kazanımlarının tarih boyunca erkeklerin baskın olduğu bir kültürde geri planda kaldığı bir dünyada. Büyük olasılıkla dünyamız gerçekten androsentriktir. Modern toplumlar sadelik, eşitlik, dürüstlük, doğruluk, alçakgönüllülük ve Tanrı’yı hoşnut eden davranışlar dışında her şeye odaklanmıştır ve bu durum toplumsal kötülüklerin çığ gibi büyümesine yol açmıştır. Androsentrizm de Tanrı’ya umutsuzca ihtiyaç duyan hasta bir dünyayı gösteren uzun belirtiler listesinden biridir.
Androsentrizmin Kutsal Kitap’a göre görünümü nedir?
Androsentrizm, erkek başarılarını ve ilgi alanlarını kadın bakış açısının pahasına öne çıkardığı için Kutsal Kitap’a uygun değildir. Kutsal Kitap androsentrizmi desteklemez, onaylamaz ya da teşvik etmez. Tam tersine, Kutsal Kitap anlatılarında sık sık kadınlar ön plana çıkar. Bu kadınların imanları, erdemleri, asaleti, cesareti ve kararlılığı övülür. Onlar Tanrı’nın seçilmiş araçları ve hasta bir dünyada iyiliğin temsilcileri olmuşlardır:
Havva: İlk kadın, ilk eş ve ilk anne olarak Havva’ya, sonunda Şeytan’ı yenecek Kurtarıcı’nın soyunun geleceği vaat edildi (Yaratılış 3:15). Bu peygamberlik, Beytlehem’de bir bakireden bir çocuğun doğmasıyla gerçekleşmeye başladı.
Sara: Ata İbrahim’in eşi ve İshak’ın annesi olan Sara, büyük imanı ile tanınır (İbraniler 11:11). Ayrıca kocasına gösterdiği Tanrı’ya yaraşır bağlılıkla örnek olmuştur (1. Petrus 3:5-6).
Rahav: Kutsal Yazılar’a aşina olmayan birçok kişi, Kutsal Kitap’ın en dikkat çekici kahramanlarından birinin bir fahişe olduğunu öğrenince şaşırabilir (Yeşu 2:1-24). Geçmişine rağmen Rahav imanı ve cesaretiyle hatırlanır (İbraniler 11:31). Ayrıca Rab İsa Mesih’in soy ağacında yer alır (Matta 1:5).
Debora: İsrail’in ilk ve tek kadın hâkimi olan Debora, tehlike zamanında Tanrı’nın halkına önderlik etti ve düşmanlarının yenilmesinde önemli rol oynadı (Hakimler 4-5). Güçlü ve koruyucu liderliği nedeniyle “İsrail’in annesi” olarak anıldı (Hakimler 5:7).
Ester: Güzel, cesur, diplomatik ve kararlı olan bu sadık Yahudi kız, Pers kraliçesi oldu ve etkisini Tanrı’nın halkını yok etmeyi amaçlayan korkunç bir planı durdurmak için kullandı. Onun heyecan verici hikâyesi adını taşıyan Eski Antlaşma kitabında yer alır.
Rut: Karakteri, sadakati, cesareti ve bağlılığı tartışılmaz olan bu Moavlı dul kadın, Beytlehem halkının sevgisini kazandı ve Kral Davut ile Rab İsa Mesih’in soy ağacında yer aldı. Onun hikâyesi, İsrail’in hâkimler tarafından yönetildiği dönemde geçer ve adını taşıyan Eski Antlaşma kitabında anlatılır.
Avigayil: Naval adlı zengin bir adamın eşi olan bu güzel kadın, kocası kadar bilgeydi (1. Samuel 25:3). Naval, Davut’un ve adamlarının karakterine kötü şekilde saldırdığında, İsrail’in gelecekteki kralı hızlı ve kanlı bir intikam yemini etti. Böyle düşüncesiz bir davranışın Davut’un ününü lekeleyeceğini bilen Avigayil hemen müdahale etti ve trajediyi önledi. Naval’ın ölümünden sonra Avigayil Davut’la evlendi. Bu dikkat çekici kadının hikâyesi 1. Samuel 25’te anlatılır.
Meryem: İsrail’deki tüm genç kadınlar arasında Tanrı, evlenmemiş bir bakireye lütuf gösterdi ve onu tek Oğlu İsa’yı doğurup büyütmesi için seçti (Luka 1:28-38). Tanrı’nın Meshedilmiş Olanı’nı dünyaya getirmekten daha büyük bir onur olamazdı.
Mecdelli Meryem: İsa onun içinden yedi cin çıkardıktan sonra (Luka 8:2), Mecdelli Meryem Rab’bin sadık izleyicilerinden biri oldu, O’nun çarmıha gerilişine tanıklık etti ve dirilişinden sonra O’nu ilk gören kişi oldu (Yuhanna 20:11-18). Bir bakıma Mecdelli Meryem’in ilk Paskalya kutlamasını yapan kişi olduğu söylenebilir.
Meryem ve Marta: İsa’nın ölümden dirilttiği kardeşleri Lazar’la birlikte (Yuhanna 11:1-44), bu iki kız kardeş İsa’nın ve öğrencilerinin sevdiği dostlardı. Beytanya’daki evleri dostluğun bir vahası ve Yahudi dinî liderlerinin düşmanlığından güvenli bir sığınak olmuştu.
Bu liste Kutsal Yazılar’daki öne çıkan tüm kadınları kapsamasa da, bu iman kahramanları Kutsal Kitap’ın kadınların başarılarını ne görmezden geldiğini ne de küçümsediğini kanıtlar.
Kutsal Kitap androsentrik midir?
Kutsal Kitap androsentrik değildir; Mesih merkezlidir. Yani odak noktası Mesih’tir. Kutsal Kitap O’nun hikâyesidir; her sayfası O’ndan söz eder. Bazı eleştirmenlerin yanlış iddialarına rağmen Kutsal Kitap ne insan merkezlidir ne de androsentriktir. Bu gerçeği göstermek için Luka 24’e bakalım. İsa’nın çarmıha gerilmesinden kısa süre sonra iki öğrenci dirilmiş Rab’bi Emmaus yolunda yürürken gördü. Rab İsa’nın tüm Kutsal Yazılar’ı kendisiyle nasıl ilişkilendirdiğine dikkat edin:
“Aynı gün öğrencilerden ikisi, Yeruşalim'den altmış ok atımı[a] uzaklıkta bulunan ve Emmaus denilen bir köye gitmekteydiler. Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı. Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı. Ama onların gözleri O'nu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı. İsa, “Yolda birbirinizle ne tartışıp duruyorsunuz?” dedi. Üzgün bir halde, oldukları yerde durdular. Bunlardan adı Kleopas olan O'na, “Yeruşalim'de bulunup da bu günlerde orada olup bitenleri bilmeyen tek yabancı sen misin?” diye karşılık verdi. İsa onlara, “Hangi olup bitenleri?” dedi. O'na, “Nasıralı İsa'yla ilgili olayları” dediler. “O adam, Tanrı'nın ve bütün halkın önünde gerek söz, gerek eylemde güçlü bir peygamberdi. Başkâhinlerle yöneticilerimiz O'nu, ölüm cezasına çarptırmak için valiye teslim ederek çarmıha gerdirdiler; oysa biz O'nun, İsrail'i kurtaracak kişi olduğunu ummuştuk. Dahası var, bu olaylar olalı üç gün oldu ve aramızdan bazı kadınlar bizi şaşkına çevirdiler. Bu sabah erkenden mezara gittiklerinde, O'nun cesedini bulamamışlar. Sonra geldiler, bir görümde, İsa'nın yaşamakta olduğunu bildiren melekler gördüklerini söylediler. Bizimle birlikte olanlardan bazıları mezara gitmiş ve durumu, tam kadınların anlatmış olduğu gibi bulmuşlar. Ama O'nu görmemişler.” İsa onlara, “Sizi akılsızlar! Peygamberlerin bütün söylediklerine inanmakta ağır davranan kişiler! Mesih'in bu acıları çekmesi ve yüceliğine kavuşması gerekli değil miydi?” dedi. Sonra Musa'nın ve bütün peygamberlerin yazılarından başlayarak, Kutsal Yazılar'ın hepsinde kendisiyle ilgili olanları onlara açıkladı” (Luka 24:13-27).
Yaratılış’tan Vahiy’e kadar Kutsal Kitap Rab İsa Mesih’e odaklanır: İlk gelişi, ikinci gelişi, Yeruşalim’deki tahtından gelecekteki egemenliği, Şeytan üzerindeki nihai zaferi, eşsiz öğretileri, doğaüstü mucizeleri, günahkârlara olan benzersiz sevgisi, tanrısallığı, insanlığı ve elbette Müjde mesajının temeli olan ölümü, gömülmesi ve dirilişi. Kutsal Yazılar’ın samimi bir incelemesi, Tanrı’nın Sözü’nün Mesih merkezli olduğunu açıkça gösterir.
Politik doğruculuk kadınlar ile erkekler arasındaki farkları bulanıklaştırmaya çalışmıştır ve bu üzücüdür; çünkü Tanrı bizi erkek ve kadın olarak birçok nedenle yaratmıştır. Farklı olabiliriz ama eşit olabiliriz. Farklı olabiliriz ve birlikte bu farklılıklar sayesinde daha güçlü olabiliriz. Bununla birlikte hiçbir erkek bir kadına aşağı ya da ikinci sınıf vatandaşmış gibi hissettirmemelidir. Reklam kampanyalarına, moda endüstrisine ve popüler kültürün yanılsamalarına rağmen bir kadının değeri dış görünüşüyle ya da karşı cinsten ilgi çekme yeteneğiyle ölçülmez. Tanrı hiçbir şekilde kadınların ve başarılarının küçümsenmesini istemez.
Kutsal Kitap bizi androsentrizme değil, alçakgönüllülüğe ve hizmete çağırır. Rab İsa bizim yararımız için kendisini alçalttığı gibi, biz de başkalarını kendimizden üstün saymalı ve erkek kardeşlerimizin ve kız kardeşlerimizin çıkarlarını gözetmeliyiz (Filipililer 2:1-7).
English
Androsentrizm nedir?