Soru
Üçlü Birlik öğretisi neden üç tanrıcılık (triteizm) değildir?
Yanıt
Üçlü Birlik öğretisi Hristiyan inancının tam merkezinde yer alır. Tanrı'nın üçlü bir doğaya sahip olduğu yalnızca Kutsal Yazılar'da değil, aynı zamanda kilisenin ilk evrensel iman bildirgelerinde de doğrulanmıştır. Özellikle İznik Konsili (MS 325) ve Konstantinopolis Konsili (MS 381) bunu açıkça ifade etmiştir. Bu öğreti özünde şunu söyler: Tanrı özünde birdir, ancak üç eşit ve sonsuz Kişi olarak vardır. Bu Kişiler Baba Tanrı, Oğul Tanrı ve Kutsal Ruh Tanrı'dır.
Üçlü Birlik öğretisine yöneltilen yaygın itirazlardan biri, bu öğretinin mantıksal olarak üç tanrıcılığı (üç ayrı tanrıya inanmayı) gerektirdiği iddiasıdır. Peki bu eleştiri geçerli midir? Üçlü Birlik teolojisi, İbranice Kutsal Yazılar'da açıkça öğretilen tek Tanrı inancıyla çelişmekte midir? Yoksa ilk Hristiyanlar, Eski Antlaşma'nın tek Tanrı öğretisini korurken aynı zamanda üç ayrı Kişi'nin tam anlamıyla ilahi olduğunu kabul etmekte haklı mıydılar?
Bu soruyu cevaplamak için Kutsal Kitap'ın verilerine bakmamız gerekir. Kutsal Kitap açıkça yalnızca bir Tanrı olduğunu öğretir (Yeşaya 43:10; 1. Korintliler 8:4). Bunun yanında Baba'nın tanrılığını (Yuhanna 6:27; Romalılar 1:7; 1. Petrus 1:2), Oğul'un tanrılığını (Yuhanna 1:1-3; İbraniler 1:2; Titus 2:13; Koloseliler 1:16-17) ve Kutsal Ruh'un tanrılığını da öğretir (Elçilerin İşleri 5:3-4; 1. Korintliler 3:16). Dahası, Kutsal Kitap yazarları bu üç Kişi'nin birbirlerinden farklı olduğunu özellikle vurgularlar (Matta 28:19; Romalılar 15:30; 2. Korintliler 13:14). Bu nedenle, “Üçlü Birlik” sözcüğü Kutsal Kitap'ta geçmese de, öğrettiği kavram kesinlikle vardır.
Üç ilahi Kişi'nin var olması, üç ayrı tanrının var olduğu anlamına mı gelir? Cevap hayırdır. Üçlü Birlik'teki üç Kişi'nin de ilahi olduğunu öğreten aynı Kutsal Kitap, aynı zamanda kesin bir şekilde tek Tanrı inancını da öğretir (Yasa'nın Tekrarı 6:4; 1. Timoteos 2:5). Öyleyse tek Tanrı öğretisi ile üç ilahi Kişi düşüncesi arasındaki bu ilişkiyi nasıl anlamalıyız? Bunun için “kişi” kavramını doğru anlamamız gerekir.
Üçlü Birlik tartışmalarında kişi, kendine özgü bir role sahip olan ve diğerleriyle ilişki kuran varlık anlamına gelir. Kişi öz bilince sahiptir, iletişim kurabilir ve eylemde bulunabilir. Üçlü Birlik bağlamında kişilikten söz ettiğimizde, Tanrı içindeki ayrımlardan söz ediyoruz. Üçlü Birlik'teki üç Kişi'nin her biri tanrılığın tüm özelliklerine sahiptir. Üçü de tamamen ilahidir, ancak sonsuzluk boyunca birbirlerinden farklıdırlar. Bu ilahi Kişiler birbirleriyle konuşabilir ve ilişki kurabilirler (Yuhanna 17:1-26; İbraniler 1:8-9).
Bununla birlikte, bu tek Varlık (Kutsal Kitap'ın açıkladığı Üçlü Birlik sahibi Tanrı) bölünemez tek bir öze sahiptir. Tanrı olan yalnızca tek bir Varlık vardır ve bu tek Varlık üç Kişi olarak vardır. Üç Kişi'nin her biri ilahi doğanın tamamına sahiptir.
Dolayısıyla Üçlü Birlik öğretisi üç tanrı olduğunu söylemez. Üçlü Birlik, tek Tanrı'nın üç ayrı Kişi olarak var olduğunu öğretir. Üç tanrı değil, üç Kişi'de var olan tek Tanrı vardır. Bu nedenle Üçlü Birlik, üç tanrıcılık değil, Kutsal Kitap'ın hem tek Tanrı öğretisini hem de Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un tam tanrılığını birlikte açıklama biçimidir.
English
Üçlü Birlik öğretisi neden üç tanrıcılık (triteizm) değildir?