Soru
Tanrı'ya inanmak ne demektir?
Yanıt
Basitçe ifade etmek gerekirse, Tanrı'ya inanmak O'na güven duymaktır. Tanrı'ya inanmak elbette O'nun varlığını kabul etmeyi de içerir, ancak Tanrı'ya gerçek anlamda inanmak bundan daha fazlasıdır. Tanrıcılık (teizm) yolculuğa başlamak için iyi bir yerdir, fakat yolculuğun hedefi değildir.
Tanrı'ya inanmak, dinsel imana sahip olmanın gereğidir. Kutsal Yazılar, gerçek Tanrı'ya inanmanın O'nunla bir ilişki kurmanın temeli olduğunu söyler: "İman olmadan Tanrı'yı hoşnut etmek olanaksızdır. Tanrı'ya yaklaşan, O'nun var olduğuna ve kendisini arayanları ödüllendireceğine iman etmelidir" (İbraniler 11:6).
En temel anlamda, Tanrı'ya inanmak O'nun gerçekten var olduğuna inanmayı gerektirir. Dünyada doğaüstü âleme, dolayısıyla Tanrı'ya ya da "tanrılara" inanan birçok insan vardır. Putperest dinlerin takipçilerini dışarıda bıraksak bile, tek ve kişisel bir Tanrı'ya inanan çok sayıda insan vardır. Bu önemli bir adımdır, ancak yalnızca Tanrı'nın var olduğuna inanmak yeterli değildir. Yakup 2:19'un açıkladığı gibi, cinler de Tanrı'nın var olduğuna inanırlar. Tanrı'nın varlığını yalnızca kabul etmek kişiyi Tanrı yolunda biri yapmaz.
Tanrı'ya inanmak aynı zamanda bağlılığı ve yaşamın değişmesini de içermelidir. Hepimiz yaşam biçimimizi değiştirmeyen gerçeklere inanırız. Örneğin çoğu insan sağlıklı beslenmenin ve egzersizin gerekli olduğu gerçeğine inanır; ancak bunların çoğu yaşamını bu gerçeklere göre değiştirmez. Tanrı'nın var olduğuna inanan birçok kişi de bu gerçeğin ışığında hiçbir şey yapmaz. Bu nedenle onların inancı aslında cinlerin inancından daha iyi değildir. Eylemlerle sonuçlanmayan iman ölü imandır (Yakup 1:26).
Ama kişiyi eyleme geçiren bir Tanrı inancı bile yeterli değildir. Bazı insanlar öyle bir Tanrı inancına sahiptir ki bu inanç bütün yaşamlarını kapsar. Tanrı adına büyük fedakârlıklar, dinsel adanmışlıklar ya da hizmetler yaparlar. Çoğu dinde insanlar kendi tanrıları ya da tanrıları için her şeyi yapmaya hazırdır. Ancak söz konusu tanrıya bağlı olarak, o tanrının bağlılarından istediği şeyler kendine zarar vermeyi hatta cinayet işlemeyi bile içerebilir. Daha yüksek bir güce bağlılık, hizmet ve adanmışlık ahlaki doğruluğun garantisi değildir.
Gerçek Tanrı inancı, O'nun gerçekten kim olduğuna dayanır. Kutsal Kitap'ın "Tanrı'ya yaklaşan, O'nun var olduğuna ve kendisini arayanları ödüllendireceğine iman etmelidir" (İbraniler 11:6) sözü, imanın başka bir tanrıya değil, Kutsal Kitap'ın Tanrısı'na yöneltilmiş olduğunu varsayar. Birçok insan Tanrı'nın var olduğuna inanır ve O'na hizmet etmek ister; ancak taptıkları tanrı kendi tasarladıkları bir tanrıdır. İnsanlar çoğu zaman Tanrı'yı kendi suretlerinde yeniden şekillendirir, gerçek Tanrı'nın hoşlarına giden yönlerini seçip diğerlerini göz ardı ederler. O'nun sevgi olduğuna inanabilirler (bu Kutsal Kitap'a uygun bir kavramdır; 1. Yuhanna 4:8), ancak bunu kendi sevgi tanımlarına göre yorumlarlar. Bazıları için Tanrı, onlara güzel şeyler veren ve mutlu olmalarını isteyen sevecen bir büyükbabadır. Hristiyan tarikatlarının üyeleri Tanrı'ya bağlı olabilirler, ama Kutsal Yazılar'da kendisini açıkladığı şekliyle Tanrı'ya değil. Kendi yaptığımız bir tanrıya inanmak değersiz bir imandır. Eğer inancımız gerçeğe uygun olacaksa, Tanrı'nın kendisini açıkladığı şekliyle O'na inanmalıyız: Kusursuz, her şeyi bilen, her şeye gücü yeten, kendine tamamen yeterli, değişmez, gerçek, sadık, lütufkâr, sevgi dolu, merhametli, kutsal ve adil olan Üçlü Birlik Tanrısı.
Tanrı'nın kendisini açıkladığı şekliyle O'na gerçekten inanmak için, Tanrı'nın yüceliğinin parıltısı ve O'nun öz varlığının tam görünümü olan İsa Mesih'e de iman etmeliyiz (İbraniler 1:3). İsa bedende görünmüş Tanrı'dır ve Tanrı kendisini hepimizin anlayabileceği şekilde O'nun aracılığıyla göstermiştir: "Tanrı eski zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez çeşitli yollardan atalarımıza seslendi. Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğlu'yla bize seslenmiştir" (İbraniler 1:1–2). İsa'nın dediği gibi, "... Beni görmüş olan, Baba'yı görmüştür. Sen nasıl, ‘Bize Baba'yı göster’ diyorsun? Benim Baba'da, Baba'nın da bende olduğuna inanmıyor musun? Size söylediğim sözleri kendiliğimden söylemiyorum, ama bende yaşayan Baba kendi işlerini yapıyor. Bana iman edin; ben Baba'dayım, Baba da bendedir. Hiç değilse bu işlerden dolayı iman edin" (Yuhanna 14:9–11).
Günümüz kültüründe Tanrı'ya genel anlamda inanmak ve hatta insanlara hizmet etmeye yönelten bir Tanrı bağlılığı hâlâ toplum tarafından kabul edilebilir görülmektedir. Ancak Tanrı'nın en üstün ve son açıklaması ve Tanrı'ya giden tek yol olarak İsa Mesih'e özgü iman toplum tarafından kabul görmemektedir. Tanrı'ya genel bir inanç, iyi niyetli Yahudileri, Hristiyanları ve Müslümanları bir araya getirebilir. Ama İsa Mesih onları birbirinden ayıracaktır (Matta 10:34). Kutsal Kitap, İsa Mesih'i içermeyen bir imanın, Tanrı'nın gerçekten kim olduğuna yönelik bir iman olamayacağını söyler (Yuhanna 14:6). Kim İsa Mesih'i onurlandırmazsa, Baba Tanrı'yı da onurlandırmaz (Yuhanna 5:23).
English
Tanrı'ya inanmak ne demektir?