Soru
İmanlı bir kişi Tanrı'nın özelliklerine nasıl karşılık vermelidir?
Yanıt
Tanrı Kendisini imanlılara Sözü (Kutsal Kitap) ve Oğlu (Mesih İsa) aracılığıyla açıklar. Kutsal Kitap'ı ne kadar çok incelersek, Tanrı'nın özelliklerini, sahip olduğu nitelikleri o kadar iyi anlarız. Ölümlü insanlar olarak, zamanı, mekânı, maddeyi ve tüm yaşamı yaratmış olan Tanrı'nın gücünü ve yüceliğini kavramakta zorlanırız. “'Çünkü benim düşüncelerim Sizin düşünceleriniz değil, Sizin yollarınız benim yollarım değil' diyor RAB” (Yeşaya 55:8).
Bu makalenin amacı doğrultusunda, Tanrı'nın üç temel özelliğine ve imanlının her birine vereceği karşılığa odaklanacağız.
Belki de Tanrı'nın en önemli özelliği kutsallığının ahlaki niteliğidir. Yeşaya 6:3 ve Vahiy 4:8, Tanrı'nın kutsallığının üçlü vurgusunu şöyle tanımlar: “Birbirlerine şöyle sesleniyorlardı: 'Her Şeye Egemen RAB Kutsal, kutsal, kutsaldır. Yüceliği bütün dünyayı dolduruyor.'” Bir kişi, Tanrı'nın kutsallığını insanın günahlılığıyla karşılaştırmalı olarak görmedikçe gerçek tövbe için hiçbir umut yoktur. Günahın korkunç sonucunu fark ettiğimizde ve günahsız Tanrı Oğlu'nun bizim cezamızı çektiğini düşündüğümüzde diz çökeriz. Tanrı'nın kutsallığının önünde sessiz kalırız; bu kutsallığın gerektirdiği saygı karşısında dilimiz tutulur. Eyüp gibi şöyle deriz: “Bak, ben değersiz biriyim, Sana nasıl yanıt verebilirim? Ağzımı elimle kapıyorum.” (Eyüp 40:4). Tanrı'nın kutsallığını anlamak, O'nun bize yönelik şefkatini (2. Korintliler 1:3), merhametini (Romalılar 9:15), lütfunu ve bağışlamasını (Romalılar 5:17) yüceltmemize neden olur. “Ya RAB, sen suçların hesabını tutsan, Kim ayakta kalabilir, ya Rab? Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun” (Mezmur 130:3–4).
Tanrı'nın en sevimli özelliği sevgisidir. Sevgi ilişki gerektirir ve Baba, Oğul ve Kutsal Ruh sonsuzluk boyunca birlikte ilişki içinde var olmuşlardır. Tanrı bizi kendi suretinde yarattı ve O'nunla ilişki içinde olmak üzere yaratıldık (Yaratılış 3:17–18; Romalılar 1:19–20). Tanrı'nın sevgisi o kadar büyüktür ki bizi günahlarımızdan kurtarmak için biricik Oğlu'nu gönderdi. “Sevginin ne olduğunu Mesih'in bizim için canını vermesinden anlıyoruz. Bizim de kardeşlerimiz için canımızı vermemiz gerekir. Dünya malına sahip olup da kardeşini ihtiyaç içinde gördüğü halde ondan şefkatini esirgeyen kişide Tanrı'nın sevgisi olabilir mi? Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim. Böylelikle gerçeğe ait olduğumuzu bileceğiz ve yüreğimiz bizi ne zaman suçlarsa, Tanrı'nın önünde onu yatıştıracağız. Çünkü Tanrı yüreğimizden daha büyüktür ve her şeyi bilir” (1. Yuhanna 3:16–19). Tanrı günah sorununa Mesih İsa'nın kişiliğinde çözüm sağladı. İsa günahın cezasını üstlenmek ve Tanrı'nın adaletini yerine getirmek için geldi (Yuhanna 1:1–5, 14, 29). Golgota'da Tanrı'nın kusursuz sevgisi ve kusursuz adaleti buluştu. Tanrı'nın büyük sevgisini kavramaya başladığımızda, buna verdiğimiz karşılık alçakgönüllülük, tövbe ve karşılıklı sevgidir. Kral Davut gibi, Tanrı'nın içimizde temiz bir yürek ve kararlı bir ruh yaratması için dua ederiz (Mezmur 34:18; 51:10, 17). Tanrı yüce ve kutsal bir yerde yaşar, fakat kırık ve alçakgönüllü ruhlu imanlılarla da birliktedir (Yeşaya 57:15).
Son olarak Tanrı'nın egemenliğini ele alacağız (Mezmur 71:16; Yeşaya 40:10). Tanrı sonsuzdur, ezelden ebede vardır (Mezmur 90:2). Bütün yaşamın kaynağı O'dur (Romalılar 11:33–36). Yaratılışından bağımsızdır (Elçilerin İşleri 17:24–28). İbrahim, Samuel, Yeşaya, Daniel ve Davut Tanrı'yı Egemen Rableri olarak kabul ettiler: “Ey atamız İsrail'in Tanrısı RAB, Sonsuzluk boyunca sana övgüler olsun! Ya RAB, büyüklük, güç, yücelik, Zafer ve görkem senindir. Gökte ve yerde olan her şey senindir. Egemenlik senindir, ya RAB! Sen her şeyden yücesin. Zenginlik ve onur senden gelir. Her şeye egemensin. Güç ve yetki senin elindedir. Birini yükseltmek ve güçlendirmek Senin elindedir. Şimdi, ey Tanrımız, sana şükrederiz, Görkemli adını överiz” (Davut'un sözleri, 1. Tarihler 29:10–13). İmanlı, kendisini satın alan Egemen Rab'bi onurlandırır ve sevinçle O'na boyun eğer (2. Petrus 2:1; Yakup 4:7; Yahuda 1:4).
Kral Davut, Tanrı'nın özelliklerini etkileyici bir şekilde özetlemiştir: “RAB egemenlik sürüyor, görkeme bürünmüş, Kudret giyinip kuşanmış. Dünya sağlam kurulmuş, sarsılmaz. Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş, Varlığın öncesizliğe uzanır.... Yücelerdeki RAB engin suların gürleyişinden, Denizlerin azgın dalgalarından Daha güçlüdür. Koşulların hep geçerlidir; Tapınağına kutsallık yaraşır Sonsuza dek, ya RAB” (Mezmur 93:1–2, 4–5).
İman adamlarından bazıları Tanrı'nın huzurunu deneyimleme ve Tanrı'nın kendileriyle doğrudan konuşmasına tanık olma ayrıcalığına sahip olmuşlardır. Onların bazıları şöyle karşılık verdi:
Musa, RAB'bin yüceliğini görmek istedi ve RAB bütün iyiliğinin Musa'nın önünden geçmesine izin vermeyi kabul etti. “Yakınımda bir yer var. Orada, kayanın üzerinde dur. Görkemim oradan geçerken seni kayanın kovuğuna sokup geçinceye kadar elimle örteceğim” (Mısır'dan Çıkış 33:21–22). Musa'nın tepkisi eğilip tapınmak oldu. Musa gibi imanlı da, Tanrı'nın yüceliğini düşünürken hayranlıkla dolu olarak eğilip Rab'be tapınacaktır.
Eyüp, onu derinden sarsan en acı koşullar altında bile Tanrı'ya olan imanını kaybetmedi. “Beni öldürecek, umudum kalmadı, Hiç olmazsa yürüdüğüm yolun doğruluğunu yüzüne karşı savunayım” (Eyüp 13:15). Tanrı fırtınanın içinden konuştuğunda Eyüp tamamen sustu. Anlayamadığı şeylerden, bilmesi için fazla harika olan şeylerden söz ettiğini itiraf etti. “Bu yüzden kendimden tiksiniyor, toz ve kül içinde tövbe ediyorum” (Eyüp 42:1–6). Eyüp gibi bizim de Tanrı'ya karşılığımız, anlayalım ya da anlamayalım, O'nun isteğine alçakgönüllü itaat, güven ve boyun eğme olmalıdır.
Yeşaya, tahtında oturan Rab'bi ve “Her Şeye Egemen RAB Kutsal, kutsal, kutsaldır. Yüceliği bütün dünyayı dolduruyor” diye seslenen serafları gördüğü bir görüm gördü (Yeşaya 6:3). Bu görüm Yeşaya'yı öylesine etkiledi ki, “Vay başıma! Mahvoldum. Çünkü dudakları kirli bir adamım, dudakları kirli bir halkın arasında yaşıyorum. Buna karşın Kral'ı, Her Şeye Egemen RAB'bi gözlerimle gördüm” diye haykırdı (Yeşaya 6:1–5). Yeşaya, Kutsal Tanrı'nın huzurunda günahkâr olduğunu fark etti ve tepkisi tövbe oldu. Yuhanna'nın gökteki Tanrı tahtına ilişkin görümü onda büyük bir hayranlık uyandırdı. Yüceltilmiş Rab'bin ayakları dibine ölü gibi düştü (Vahiy 1:17–18). Yeşaya ve Yuhanna gibi biz de Tanrı'nın görkemi karşısında alçalırız.
Kutsal Kitap'ta açıklanan Tanrı'nın daha birçok özelliği vardır. Tanrı'nın sadakati O'na güvenmemize yol açar. Lütfu bizde şükran uyandırır. Gücü hayranlık uyandırır. Bilgisi bizi O'ndan bilgelik istemeye yöneltir (Yakup 1:5). Tanrı'yı tanıyanlar kutsallık ve onur içinde yaşayacaklardır (1. Selanikliler 4:4–5).
English
İmanlı bir kişi Tanrı'nın özelliklerine nasıl karşılık vermelidir?