settings icon
share icon
Soru

Tanrı kötü müdür? İncil kötü müdür?

Yanıt


evilbible.com adlı internet sitesi iki şey yapmaya çalışmaktadır: (1) Kutsal Kitap’ın Tanrı Sözü olmadığını, aksine yalnızca “kötü” insanlar tarafından yazılmış bir kitap olduğunu göstermek ve (2) Hristiyanlığın Tanrısı’nı çürütmek. Bu iddialarını kanıtlamak için kullanmaya çalıştığı cephanelik, diğer birçok ateist internet sitesi ve yayının kullandığı cephanelikle ortaktır. Sözde Kutsal Kitap çelişkileri sergilenmekte, Kutsal Kitap sayfalarında kaydedilmiş vahşetler ve ahlaksız uygulamalara atıfta bulunulmakta ve Kutsal Kitap’ın Tanrısı’nın imkânsız olduğunu ya da en iyi ihtimalle tapınılmaya layık bir Tanrı olmadığını ileri sürmek için çeşitli felsefi ve ahlaki argümanlar kullanılmaktadır.

Bu özel argümanların bir kısmı ilerleyen bölümlerde ele alınacak olsa da, evilbible.com sitesindeki ve GotQuestions.org’da zaten ayrıntılı şekilde ele alınmış olan bazı konular (örneğin kölelik) burada incelenmeyecektir. Ancak bu konular hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyenler, hâlihazırda mevcut olan ve evilbible.com’un bu alanlardaki suçlamalarına yeterli cevap veren materyalleri incelemeye teşvik edilmektedir. Bunun yerine bu makalenin odak noktası, evilbible.com’un neredeyse tüm (belki de tamamı) argümanlarının başarısız olmasına neden olan üç temel sorun olacaktır:

• Tanrı’nın Sözü’nün yanlış anlaşılması

• Tanrı’nın karakterinin yanlış anlaşılması

• Tanrı’nın yaratılışının yanlış anlaşılması

Şimdi bu konuların her birini inceleyelim ve evilbible.com sitesinden, Kutsal Kitap’a ve Tanrı’ya karşı ileri sürdükleri iddiaların nasıl ve neden yanlış olduğunu gösteren belirli örnekler verelim.

Tanrı kötü müdür? – Tanrı’nın Sözü’nün Yanlış Anlaşılması

evilbible.com için ilk sorun alanı, Tanrı’nın Sözü’nün yanlış anlaşılmasıdır. Kutsal Kitap’a saldırma çabalarında evilbible.com sitesi iki temel iddiada bulunmaktadır: 1) Kutsal Kitap korkunç vahşetlerle doludur ve 2) Kutsal Kitap çelişkilerle doludur. İlk noktaya gelince, evilbible.com kesinlikle haklıdır. Kutsal Kitap gerçekten de vahşetler ve ahlaksız davranışlarla doludur. Başından sonuna kadar Kutsal Kitap birçok korkunç olayı kaydeder; bunların en kötüsü ise Tanrı’nın masum ve kusursuz Oğlu’nun önceden planlanmış şekilde öldürülmesidir. Ancak evilbible.com’un bu konudaki argümanının başarısız olduğu nokta, Kutsal Kitap’ın kaydettiği her şeyi onaylamadığını anlamamalarıdır. Bunu anlamak son derece önemlidir. Örneğin, Hakimler 19 ve 20. bölümlerde Kutsal Kitap, bir Levili’nin cariyesi olan genç bir kadının acımasızca tecavüze uğrayıp öldürülmesini kaydeder. Dahası, Levili’nin davranışları da onurlu olmaktan uzaktır ve bu suç İsrail ulusu içinde kanlı bir iç savaşa yol açar. Ancak metin dikkatlice okunduğunda, gerçekleşen eylemlerin hiçbir onayını ve Levili’nin davranışı için Tanrı’dan herhangi bir övgü bulunmadığını görmek mümkündür. Bu nedenle evilbible.com’un, Kutsal Yazılar’da vahşetlerin kaydedilmiş olmasının onların Tanrı Sözü olmadığını kanıtladığı yönündeki argümanı geçerliliğini koruyamaz.

evilbible.com sitesindeki aynı doğrultudaki bir başka argüman ise Tanrı’nın İbrahim’e oğlu İshak’ı kurban etmesini buyurmasına odaklanmaktadır. Onlara göre Tanrı bu isteği başlattığına ve insan kurbanı da iğrenç bir şey olduğuna göre, bu durumun Kutsal Kitap’ın sevgi dolu ve iyi bir Tanrı’dan gelmediğini kanıtladığı açıktır. Ancak evilbible.com’un bu konudaki argümanının başarısız olduğu nokta, sitenin yazarlarının Tanrı’nın İbrahim’in oğlunu gerçekten Kendisine kurban etmesini hiçbir zaman amaçlamadığını anlamamalarıdır. Bu hikâye, Tanrı’nın insanlığın günahları için Kendi Oğlu İsa’yı kurban etmesinin güçlü bir tipolojik anlatımıdır. İbrahim kendi eylemini gerçekleştirmek üzereyken Tanrı tarafından durdurulmuş olsa da, Tanrı Kendi Oğlu söz konusu olduğunda elini geri çekmemiştir ve bunun sonucu Kendisine iman edecek herkes için kurtuluş olmuştur.

İkinci noktaya gelince, evilbible.com Kutsal Kitap’ın yanılmaz olmadığını, aksine hataya açık şekilde yazılmış bir kitap olduğunu ileri sürmek için Kutsal Kitap’taki sözde çelişkilerden bir dizi örnek sıralamaktadır. Kutsal Kitap çelişkileri iddialarına gelince, bu konuyu ele alan ve evilbible.com’un iddialarının neredeyse tamamını (hatta belki de tümünü) yanıtlayan birçok iyi kitabın bulunduğu belirtilmelidir. İkinci olarak, Hristiyan olmayan kişilerin evilbible.com’un gündeme getirdiği konularda tökezlemesi şaşırtıcı olmamalıdır. Kutsal Kitap ruhsal bir kitaptır ve temel öğretileri konusunda açıklık (anlaşılır ifade) gösterse de, anlattığı birçok şeyin ruhsal önemi ve dersleri vardır. Bunların gerçek anlamlarına yalnızca Tanrı’nın Ruhu tarafından canlandırılmış olanlar ulaşabilir (1. Korintliler 2:14). Örneğin, Levililer 19:19 şöyle der: “Kurallarımı uygulayın. Farklı cinsten iki hayvanı çiftleştirme. Tarlana iki çeşit tohum ekme. Üzerine iki tür iplikle dokunmuş giysi giyme.” Eleştirmenler Eski Antlaşma’daki bu belirsiz bölüme bakar, güler ve Tanrı’nın insanların yün ve polyester karışımı giysiler giymesini istemediği sonucuna varırlar. Ancak burada Tanrı fiziksel şeyleri ruhsal ilkelerin hatırlatıcısı olarak kullanıyordu. İsrail’e, saf dinlerini etraflarını saran putperest dinlerle karıştırmamalarını söylüyordu; senkretik olmamalı, tek gerçek Tanrı’ya adanmalı ve diğer putperest öğretileri benimsememeliydiler.

Yukarıdaki gibi ruhsal dersler, evilbible.com’un yaptığı birçok hatada görülmektedir. Örneğin, aşağıdaki çelişkiler dizisini ileri sürmektedirler:

“Put yapmayacaksınız. Oyma put ya da taş sütun dikmeyeceksiniz. Tapmak için ülkenize putları simgeleyen oyma taşlar koymayacaksınız. Çünkü Tanrınız RAB benim.” - Levililer 26:1

“Kapağın iki kenarına dövme altından birer Keruv yap.” - Mısır’dan Çıkış 25:18

Öncelikle belirtilmelidir ki evilbible.com ilk alıntı için doğru kitap/bölüm/ayet referansını vermemektedir. Bu ayet aslında Mısır’dan Çıkış 20:4’tür. Bu hata bir yana, onların argümanı başarısız olmaktadır çünkü ayeti bağlamından kopararak alıntılamışlardır. Bir sonraki ayet okunmaya devam edildiğinde yasağın gerçek nedeni görülür: “Onlara tapmayacak, kulluk etmeyeceksin.” Tanrı’nın suret yapılmamasına ilişkin buyruğu, ibadet nesneleriyle ilgilidir; Mısır’dan Çıkış 25:18’de kaydedildiği gibi süsleme ya da öğretim amacıyla kullanılan nesnelerle değil.

evilbible.com’un Yeni Antlaşma’da ileri sürdüğü sözde çelişkilere bir başka örnek de şudur:

“İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrı'nın armağanıdır. Kimsenin övünmemesi için iyi işlerin ödülü değildir.” - Efesliler 2:8-9

“Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.” - Yakup 2:24

Yine, evilbible.com bu iki ayeti açıkça anlayamaması nedeniyle gerçekten suçlanmamalıdır; bunlar aynı madalyonun iki ruhsal yüzüdür. Kutsal Kitap Hristiyanların yalnızca imanla kurtulduğunu açıkça öğretir. Ancak Kutsal Kitap aynı zamanda gerçek bir Hristiyan’ın yaşamındaki imanın her zaman iyi işlerle kanıtlandığını da açıkça öğretir. İyi işler kurtuluşun aracı değildir; kurtuluşun kanıtı ve göstergesidir. Bu nedenle bunları tek bir cümlede birleştirirsek: Hristiyanlar yalnızca imanla kurtulurlar (Efesliler 2:8-9), ancak kurtaran iman yalnız değildir (Yakup 2:24). Gerçek iman her zaman iyi işler ortaya koyacaktır; iyi işlerle kendisini göstermeyen iman ise kurtaramayan ölü bir imandır (Yakup 2:26). Bu ilke Kutsal Yazılar’ın başka yerlerinde de görülmektedir. Örneğin İsa, iyi ağaçların iyi meyve verdiğini, kötü ağaçların ise kötü meyve verdiğini söylemiştir (Matta 7:17).

Özetlemek gerekirse, evilbible.com’un Tanrı’nın Sözü’ndeki vahşetler ve çelişkiler hakkındaki iddialarının geçerli olmadığı görülebilir. Kutsal Kitap’ın yanlış olduğunu ileri süren eleştirmenler her zaman olmuştur. Örneğin birçok kişi İsrail krallarının hükümdarlık süreleri ve dönemlerinin hatalı kaydedildiğini savunuyordu (örneğin Yoram-Yehoram). Ancak daha sonra Dr. Edwin Thiele’nin The Mysterious Numbers of the Hebrew Kings adlı kitabı yayımlandı ve bu kayıtların gerçekten doğru olduğunu gösterdi. Sonuç olarak Kutsal Kitap, kendisine yöneltilen meydan okumaların hepsinden sağ çıkmaktadır.

Tanrı kötü müdür? – Tanrı’nın Karakterinin Yanlış Anlaşılması

İkinci sorun, evilbible.com’un Tanrı’nın karakterini yanlış anlamasıdır. Site düzenli olarak Tanrı’dan bir zorba ve pervasız bir katil gibi söz etmektedir. evilbible.com, bir zamanlar haksızlık yapmaktansa haksızlığa uğramanın, fail olmaktansa kurban olmanın daha iyi olduğunu söyleyen Sokrates’in tutumunu benimsemektedir. Görünüşe göre sitenin yazarları, Tanrı egemen biri olmak yerine bir kurban olsaydı kendilerini daha rahat hissedeceklerdi. evilbible.com bu tür iddialarda bulunurken, “Kutsal Kitap bize Tanrı gibi olmamızı söyler ve sonra sayfa sayfa Tanrı’yı toplu katliam yapan biri olarak tasvir eder” diye yazan ateist Robert Wilson’ın izinden de gitmektedir. Ayrıca evilbible.com, kötülüğün ve günahın yaratıcısının Tanrı olduğunu ileri sürmekte ve bu nedenle Tanrı’nın Kutsal Kitap’ta anlatılan kutsal ve doğru Tanrı olamayacağını savunmaktadır. Teolojide bu konu teodise sorunu olarak bilinir. Teodise, fiziksel ve ahlaki kötülüğün varlığı karşısında Tanrı’nın ilahi niteliklerini (özellikle kutsallığını ve adaletini) savunan teoloji dalıdır.

İlk iddiaya, yani Tanrı’nın masumların zalim bir katili olduğu iddiasına gelince, evilbible.com tarih konusunda ciddi bir yanlış anlama sergilemektedir ve bu durum Tanrı’nın karakterine ilişkin yanlış anlamalarını daha da artırmaktadır. Tanrı’nın Eski Antlaşma’da çeşitli kültürler ve halklar üzerine yargı getirdiğini anlatan bölümlere atıfta bulunarak evilbible.com şöyle demektedir:

“Eski Antlaşma’da katledilen insanlar, neredeyse tamamen suçsuzdu (elbette birkaç istisna dışında; örneğin Sodom halkı misafirperverlik kurallarını ihlal etmişti).”

Sodom’un günahının misafirperverlik eksikliği olduğu yönündeki bu saçma iddianın, eşcinsel aktivistlerin el kitaplarından çıkmış bir görüş olması dikkat çekicidir. Bu ifade tamamen mantıksızdır. İddia, Tanrı’nın Sodom halkını “katletmekte” haklı olduğunu, çünkü onların misafirperver olmadıklarını savunmaktadır. Ancak aynı kişiler daha sonra gerçek kötülükler uygulayan toplumları cezalandırmakta haklı olmadığını ileri sürmektedirler. Ayrıca, misafirperverlik göstermeyen birine ne zaman “Sodomlu” denmiştir? Sodom’un günahı, Yaratılış 19’un doğru şekilde kaydettiği gibi, ağır ahlaksızlık ve saldırgan eşcinsellikti.

Tanrı’nın cezalandırdığı kişilerin “tamamen suçsuz” olduğu iddiası tamamen dayanaksız ve tarihsel olarak yanlıştır. Kutsal Kitap, Tanrı’nın yargıladığı halklar hakkında bunun tam tersini kaydetmektedir. Birkaç örnek şunlardır:

“Tanrınız RAB bu ulusları önünüzden kovunca, ‘RAB doğruluğumuzdan ötürü bu ülkeyi mülk edinelim diye bizi buraya getirdi’ diye düşünmeyin. Çünkü RAB, bu ulusları yaptıkları kötülükler yüzünden önünüzden kovuyor. Onların topraklarını mülk edinmeye gitmenizin nedeni doğruluğunuz, erdeminiz değildir. Tanrınız RAB bu ulusları kötülükleri yüzünden ve atalarınız İbrahim'e, İshak'a, Yakup'a ant içerek verdiği sözü yerine getirmek için önünüzden kovacak” (Yasa’nın Tekrarı 9:4-5, vurgu eklenmiştir).

“Çünkü RAB bunları yapanlardan tiksinir. Tanrınız RAB, bu iğrenç töreleri yüzünden bu ulusları önünüzden kovacaktır. Tanrınız RAB'bin önünde yetkin olun” (Yasa’nın Tekrarı 18:12-13, vurgu eklenmiştir).

“Bu davranışların hiçbiriyle kendinizi kirletmeyin. Çünkü önünüzden kovacağım uluslar böyle kirlendiler. Onların yüzünden ülke bile kirlendi. Günahından ötürü ülkeyi cezalandırdım. Ülke, üzerinde yaşayan halkı kusuyor” (Levililer 18:24-25, vurgu eklenmiştir).

evilbible.com, bu ulusların ve kültürlerin, kendisinin ahlaki açıdan korkunç olarak nitelendirdiği şeyleri gerçekten uyguladıklarına dair tarihsel kanıtları görmezden gelmektedir. Sadece bir örnek vermek gerekirse, Yunus zamanında Ninova’da yaşayan Asurlular son derece barbar ve acımasız bir halktı. Arkeologlar Ninova’yı ortaya çıkardığında, yapılan televizyon programlarının bazı bölümleri sansürlenmek zorunda kaldı; çünkü ortaya çıkan vahşet kanıtları çok büyüktü. Buluntular arasında, Asurluların kurbanlarını sivri kazıklara yavaşça oturtarak öldürdükleri ve kurbanlarının derilerinden çantalar yaptıkları gibi gerçekler yer alıyordu. Ninova’da bulunan bir taş sütunda bir Asur kralı şöyle övünüyordu: “Soyluları yüzdüm” ve “Üç bin esiri ateşte yaktım. Bir tek rehineyi bile sağ bırakmadım. Bazılarının ellerini ve ayaklarını kestim. Bazılarının burunlarını, kulaklarını ve parmaklarını kestim. Çok sayıda askerin gözlerini çıkardım. Genç kızları yakmalık sunu olarak yaktım.” Bu tür şeyler, evilbible.com’un Tanrı’nın yargısı altına giren insanların masum olduğu yönündeki iddialarına kesinlikle karşı çıkmaktadır. Diğer örnekler arasında, tarihin çocuk kurban etme, tapınak fuhuşu ve daha birçok uygulamayı gerçekleştirdiğini gösterdiği Eriha halkı bulunmaktadır.

evilbible.com ayrıca Tanrı’nın bu insanlarla ilgilenirken gösterdiği sabrı da göz ardı etmektedir. Tanrı, sonunda yargıya uğrayan ulusların iğrenç yollarından dönmeleri için her zaman beklemiş ve onları gelecek yargı konusunda uyarmıştır. Yunus kitabı, sonunda kötü yollarından dönen ve yıkımdan kurtulan Ninovalılara karşı Tanrı’nın sabrını anlatmaktadır. Diğer halklar ve kültürler de günahlarından tövbe edebilirdi, ancak bunu yapmamayı seçtiler. Örneğin, Amalekliler (1. Samuel’de anlatıldığı gibi) sürekli olarak İsrail’e karşı soykırım girişimlerinde bulunuyorlardı. Ancak Tanrı onlara tövbe etmeleri için 400 yıl verdi. Buna rağmen Amalek İsrail’e karşı vahşetlerini sürdürdü ve sonunda Tanrı onları Saul ve İsrail ordusu aracılığıyla yargıladı.

evilbible.com, bu kültürlerin ve halkların uygulamalarını, soykırımlarını ve barbarlıklarını 21. yüzyıla taşıyıp CNN aracılığıyla tüm dünyaya yayınlasaydık, dünyanın dört bir yanında ciddi askerî müdahale ve ceza çağrıları yapılacağını düşünmemektedir. Eğer modern ve “aydınlanmış” insan böylesi vahşetlere karşı ağır bir yargı talep edecekse, evilbible.com Tanrı’yı aynı şeyi yaptığı için neden eleştirmektedir?

Son olarak, evilbible.com’un Tanrı’nın kötülüğün yaratıcısı olduğu iddiasına gelince, görüşlerini desteklemek için şu gerekçeyi ve şu ayeti sunmaktadırlar:

“Tanrı Kötülüğün Yaratıcısıdır: İkinci olarak, Tanrı’nın gerçekten kötülüğün yaratıcısı olduğu gerçeğini pekiştirmek istiyorum. Lütfen Yeşaya 45:7 ayetini okuyun. ‘Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.’ Hristiyanların Tanrısı açıkça kötülüğün kaynağı olduğunu iddia etmektedir. O halde nasıl günahsız olduğunu söyleyebilir?”

evilbible.com’u savunmak gerekirse, Yeşaya 45:7 ayeti birçok kişi tarafından yanlış anlaşılmıştır. Yeşaya kitabının bazı bölümleri şiir türündedir ve İbranice şiirde zaman zaman kullanılan “karşıt paralellik” adı verilen bir edebî teknik vardır. Bu teknik iki düşünceyi birbirine tamamen zıt şekilde sunar ve Yeşaya 45:7’de olan tam olarak budur. Örneğin size “ışığın” karşıtının ne olduğu sorulsa büyük olasılıkla “karanlık” diye cevap verirsiniz; Yeşaya 45:7 de bunu söyler. Ancak size “esenliğin” karşıtının ne olduğu sorulsa “kötülük” mü dersiniz? Muhtemelen demezsiniz. Bu nedenle bu ayetin neredeyse bütün diğer çevirileri bu kelimeyi “felaket” veya benzeri bir şekilde çevirmektedir; çünkü ayetin karşıtlık yapısı bunu gerektirmektedir. Tanrı kimseye ahlaki kötülük getirmez, ancak Kendisine karşı gelenlerin üzerine felaket ve yargı getirir. Bu O’nu kötü yapmaz; adil ve doğru bir Tanrı yapar.

Dolayısıyla sonuç olarak, yukarıdaki örnekler (ve internet sitesinde bulunan diğerleri), tarihin yanlış anlaşılmasının ve Kutsal Kitap’ın yanlış yorumlanmasının Tanrı’nın karakteri hakkında yanlış sonuçlara götürdüğünü göstermektedir.

Tanrı kötü müdür? – Tanrı’nın Yaratılışının Yanlış Anlaşılması

evilbible.com sitesinde bulunan son geniş kapsamlı sorun, Tanrı’nın yaratılışının yanlış anlaşılmasıdır. Bu durum en çok, evilbible.com’un Tanrı’ya ve Kutsal Kitap’a karşı ileri sürdüğü argümanlarda kendi ateist temellerini kullanmak yerine Hristiyan ahlak dünya görüşünden ödünç almasıyla ortaya çıkmaktadır. Özünde evilbible.com, Hristiyan Tanrısı’nı reddetmek için Hristiyan bir çerçeve kullanmaktadır. En hafif ifadeyle bu yaklaşım hem mantıksız hem de samimiyetsizdir. Örneğin evilbible.com şöyle demektedir:

“İkiyüzlü, yargılayıcı, kendini beğenmiş bir katile tapınmak benim ahlak anlayışıma aykırıdır.”

Böyle bir ifade kullanmanın sorunu şudur: Tanrı olmadan evilbible.com’un iddia ettiği ahlak için gerçek bir temeli, Tanrı’ya saldırabileceği bir ahlaki çerçevesi yoktur. Bunun nedeni nedir? Çünkü bir kişi bir şeye kötü diyebilmek için (evilbible.com’un Tanrı ve Kutsal Kitap hakkında yaptığı gibi), öncelikle iyinin ne olduğunu bilmelidir. Ancak bir kişi bir şeye iyi diyebilmek için, iyi ile kötüyü ayırt edecek bir ahlaki çerçeveye sahip olmalıdır. Fakat bir kişinin iyi ile kötüyü ayırt edecek bir ahlaki çerçeveye sahip olabilmesi için, bu çerçeveyi oluşturacak mutlak ahlak yasalarına sahip olması gerekir. Bir kişinin mutlak ahlak yasalarına sahip olabilmesi için ise mutlak bir Ahlak Yasa Koyucusu olması gerekir (yasalar kendilerini koymazlar). Şimdi ateistler kendilerini köşeye sıkıştırmış durumdadır; çünkü sahip olabileceğiniz tek mutlak Ahlak Yasa Koyucusu Tanrı’dır. Bu nedenle, Richard Dawkins gibi entelektüel açıdan dürüst ateistler, bir ateistin hiçbir zaman bir şeye gerçekten iyi ya da kötü diyemeyeceğini doğru şekilde anlamaktadır; çünkü ateist temel böyle bir tutumu desteklemez. River out of Eden adlı kitabında şöyle yazmıştır: “İnsanlar her zaman yaşamın anlamını merak etmişlerdir... yaşamın DNA’nın hayatta kalmasını sürdürmekten daha yüce bir amacı yoktur... yaşamın ne bir tasarımı, ne bir amacı, ne kötülüğü ne de iyiliği vardır; yalnızca kör ve acımasız bir kayıtsızlık vardır” (vurgu eklenmiştir).

evilbible.com’un yazarları ateist olduklarından, “kötü” terimini kullanmak konusunda entelektüel olarak dürüst olamazlar. Bu nedenle internet sitelerinin adını “kötü” sözcüğüyle başlamayan başka bir isimle değiştirmeleri gerekir. evilbible.com’un ileri sürebileceği tek şey, ateist evrimci William Provine’in “yaklaşık ahlak” dediği şeydir. Ancak onlar hiçbir zaman herkesi bağlayan küresel, ebedi ve evrensel bir etik anlayışına sahip olamazlar ve bu nedenle herhangi bir şeye gerçekten kötü diyemezler.

Tanrı’nın yaratılışının yanlış anlaşılmasına dair başka bir örnek de evilbible.com’un Tanrı’nın imkânsız olduğu iddiasıdır. evilbible.com Tanrı’ya karşı çeşitli yaygın argümanlar öne sürmektedir, ancak genel tema şudur: Bildiğimiz yaratılış, Kutsal Kitap’ta tanımlanan Tanrı’nın varlığını çürütmektedir. Burada da kötülüğün varlığına ilişkin argüman Tanrı’yı reddetmek için kullanılmaktadır. evilbible.com, özgür iradenin kötülüğün tetikleyicisi olduğu gerçeğini yanlış şekilde reddetmektedir (öyledir/öyleydi) ve bu dünyada gerçekten kötülük bulunduğunu, ancak Tanrı’nın buna izin vermek için iyi bir nedeni olabileceği gerçeğini de yanlış biçimde reddetmektedir. İsa’nın çarmıhta ölümü yüzeysel olarak bakıldığında sebepsiz kötülüğün zirvesi gibi görünmektedir. Ancak bu olay sayesinde insanlık içinde bulunduğu sefaletten kurtarılmıştır. Tanrı’nın özgürlük armağanı ve bu özgürlüğün kötüye kullanılması, deneyimlediğimiz ahlaki kötülüğü açıkça açıklamaktadır. Augustinus şöyle demiştir:

“Tanrı’nın iyiliğinin cömertliği öylesine büyüktür ki yalnızca günah işleyeceğini değil, aynı zamanda günah işlemeyi istemeye devam edeceğini önceden bildiği yaratığı bile yaratmaktan geri durmamıştır. Nasıl kaçan bir at, kendi kendine hareket etme ve duyusal algılama yeteneği olmadığı için kaçamayan bir taştan daha iyiyse, özgür iradesiyle günah işleyen yaratık da yalnızca özgür iradesi olmadığı için günah işlemeyen yaratıktan daha üstündür.”

Ayrıca evilbible.com, doğasıyla ilgili sözde çelişkilerin dünyayla uyuşmadığını söyleyerek Tanrı’nın imkânsız olduğunu ileri sürmektedir. Ancak aynı kişiler, kişisel olmayan, ahlaksız, anlamsız ve amaçsız bir evrenin tesadüfen ahlak, anlam ve yaşam amacı konusunda takıntılı olan kişisel varlıklar ürettiğini kabul etmekte hiçbir sorun görmemektedirler. Eğer iddia ettikleri gibi neden sonuçla benzerlik taşımalıysa, bu çelişkiye hangi açıklamayı getirmektedirler? Bilinçsiz madde, bilinç ya da ona benzer herhangi bir şeyi üretemez.

Gerçek şu ki, evrendeki her şeyin nedeni olan Varlık, Kutsal Kitap’ta tanımlanan Tanrı’yı kusursuz şekilde yansıtmaktadır. Bu durum yalnızca yaratılış gerçeğinden çıkarılabilecek sonuçlarla da görülmektedir:

• Doğası gereği doğaüstü olmalıdır (çünkü zamanı ve mekânı yaratmıştır).

• Güçlü olmalıdır (olağanüstü derecede).

• Sonsuz olmalıdır (kendiliğinden var olan; çünkü nedenlerin sonsuz geriye gidişi yoktur).

• Her yerde hazır bulunmalıdır (mekânı yaratmıştır ve onunla sınırlı değildir).

• Zamandan bağımsız ve değişmez olmalıdır (çünkü zamanı yaratmıştır).

• Maddesel olmamalıdır; çünkü mekânı ve fiziksel dünyayı aşmaktadır.

• Kişisel olmalıdır (kişisel olmayan bir şey kişilik üretemez).

• Zorunlu varlık olmalıdır; çünkü diğer her şey O’na bağlıdır.

• Sonsuz ve tek olmalıdır; çünkü iki sonsuz olamaz.

• Çeşitlilik içeren bir birlik olmalıdır; çünkü doğada hem birlik hem de çeşitlilik vardır.

• Zeki olmalıdır (en üstün düzeyde). Yalnızca bilinç sahibi bir varlık bilinç sahibi varlıklar üretebilir.

• Amaç sahibi olmalıdır; çünkü her şeyi bilinçli olarak yaratmıştır.

• Ahlaki olmalıdır (yasa koyucu olmadan ahlak yasası olamaz).

• İlgilenen ve önemseyen biri olmalıdır (aksi takdirde ahlak yasaları verilmezdi).

Yahudi-Hristiyan Tanrısı bu profile mükemmel şekilde uymaktadır.

Tanrı kötü müdür? – Sonuç

Tanrı’nın Sözü’nün, karakterinin ve yaratılışının yanlış anlaşılması, evilbible.com’da bulunan bütün argümantasyon hatalarının temelini oluşturmaktadır. Onların bakış açısını özetleyen uygun bir ifade internet sitelerinde yer alan şu sözdür:

“Sanırım Kutsal Kitap hakkında sakıncalı bulduğum şeylerin tam bir listesini asla tamamlayamam.”

Elbette bir kişi Kutsal Kitap’ı incelemeye başladığında bazı görünür zorluklarla karşılaşabilir. Ancak bir kişi, Kutsal Kitap’ta hemen anlayamadığı veya açıklayamadığı bir sorunla karşılaştığında Tanrı’nın var olmadığını ve/veya Kutsal Kitap’ın hatalı olduğunu varsaymamalıdır. Bir bilim insanı, fiziksel dünyada hemen açıklayamadığı bir şey gördüğü için bilimi bir kenara atmaz. Teoloji ya da Kutsal Yazılar’ın incelenmesi konusunda da aynı şeyi yapmamalıyız. evilbible.com’un yaptığı türden yanlış anlamalar, konuları yeterince araştırmamanın ya da bir kişinin yüreğinde veya yaşam tarzında (ya da her ikisinde) derinlere gömülmüş ön kabullere dayanarak bir inancı reddetmenin sonucudur. Her iki durumda da tehlike, yıllar önce Blaise Pascal’ın şu sözle uyardığı şeydir:

“İnsanlar inançlarına neredeyse her zaman kanıtlar temelinde değil, çekici buldukları şeyler temelinde ulaşırlar.”

Kendilerini ateist olarak tanımlayan kişilerin Tanrı’yı reddetmekte çekici buldukları şey, O’nu reddederlerse hiçbir şekilde O’nunla yüzleşmek zorunda kalmayacaklarını düşünmeleridir. Ne yazık ki bundan daha büyük bir yanılgı içinde olamazlardı.

English



Türkçe anasayfaya dön

Tanrı kötü müdür? İncil kötü müdür?
Bu sayfayı paylaş: Facebook icon Twitter icon YouTube icon Pinterest icon Email icon
© Copyright Got Questions Ministries