settings icon
share icon
Soru

Hristiyan milliyetçiliği nedir?

Yanıt


Modern iletişimin abartılı ve dramatik ortamında, Hristiyan milliyetçiliği çoğunlukla aşağılayıcı bir terim olarak kullanılmaktadır. Terim birçok medya bağlamında kullanılsa da Hristiyan milliyetçiliğini tanımlamak hâlâ zordur. Bu terimi kullanan kişiler genellikle onunla ne kastettiklerini açıklayabilen tek kişilerdir. Ve onların kastettiği şey, başkalarının verdiği anlamdan tamamen farklı olabilir.

Bazı ilgili terimleri tanımlamak daha kolaydır. Vatanseverlik, “kişinin kendi ülkesini sevmesi”dir. Milliyetçilik ise “özellikle bir ulusu diğerlerinin üstünde yücelterek ve onun kültürünü ile çıkarlarını teşvik etmeyi vurgulayarak bir ulusa sadakat ve bağlılık göstermektir.” Bu tanımlara bakıldığında, Hristiyan milliyetçisinin yalnızca ülkesini seven ve onunla gurur duyan bir Hristiyan olduğu düşünülebilir; yani Hristiyan olan bir milliyetçi. Ancak Hristiyan milliyetçisinin yaygın tanımı genellikle bundan çok farklıdır.

Sosyologlar Andrew Whitehead ve Samuel Perry, Hristiyan milliyetçiliğini “Amerikan sivil yaşamının belirli bir Hristiyan kimliği ve kültürüyle birleşmesini idealize eden ve savunan bir ideoloji” olarak tanımlar. Ancak daha sonra bu sözde Hristiyan kültürünün “yerlicilik, beyaz üstünlükçülük, ataerkillik ve heteronormatiflik varsayımlarını; ayrıca otoriter kontrol ve militarizm için ilahi onayı içerdiğini” ileri sürerler. Onlara göre bu hareket dini olduğu kadar etnik ve politiktir de. Bu bakış açısına göre Hristiyan milliyetçiliği, Amerika’nın geçmişte olduğu gibi gelecekte de her yönüyle belirgin şekilde “Hristiyan” olması gerektiğini savunur.

Yazar Michelle Goldberg ise “Hristiyan milliyetçisi önderlerin nihai hedefinin adalet değil, egemenlik olduğunu” iddia eder. Ona göre hareket, Hristiyanların yönetme hakkına sahip olduğunu savunan bir teoloji üzerine kuruludur.

“Hristiyan milliyetçisi” olmakla suçlanan kişiler nadiren, hatta hiçbir zaman, kendilerini bu şekilde tanımlamazlar. Bu durum, terimin karalayıcı niteliğine işaret eder. Bazılarına göre Hristiyan milliyetçisi, herkese Hristiyanlığı zorla kabul ettirmek isteyen antidemokratik, bağnaz, Kutsal Kitap sallayan bir ırkçıdır. Bu tür karikatürize tanımlar bazen polemik aracı olarak kullanılır. Bir yazarın dediği gibi: “Hristiyan milliyetçiliği, eleştirmenlerin hoşlanmadığı politikaları savunmak için imanlarından motive olan Hristiyanları karalamakta kullanılan belirsiz bir kavramdır.”

Kutsal Kitap Hristiyan milliyetçiliği hakkında ne söyler? Doğrudan hiçbir şey söylemez; çünkü bu terim Kutsal Kitap’ta geçmez. Elbette yukarıda Whitehead ve Perry tarafından tanımlanan türde bir Hristiyan milliyetçiliği, Kutsal Yazılar’ın öğretileriyle doğrudan çelişir. “Beyaz üstünlükçülük” ya da “otoriter kontrol ve militarizm için ilahi onay” inancında Hristiyanlığa ait hiçbir şey yoktur.

Hristiyanlar bireysel olarak Tanrı’nın isteğine boyun eğmekle yükümlüdür (Romalılar 12:1) ve bu konuda birbirlerini desteklemelidirler (Yuhanna 15:12). Uygulamada bu, Hristiyan dünya görüşüyle uyumlu devlet uygulamalarını savunmak anlamına gelir (Süleyman’ın Özdeyişleri 14:34). Aynı zamanda imanlının temel görevi dünyevi değildir; hele politik hiç değildir (Yuhanna 18:36). Aslında Hristiyan’ın devletle ilişkisini tanımlayan ana kavram “egemenlik kurmak” değil, “boyun eğmek”tir (Romalılar 13:1). Hristiyan dominionizmi ya da Kingdom Now teolojisi gibi görüşler “Hristiyan milliyetçiliği” suçlamalarına davetiye çıkarabilir; ancak bu görüşler Kutsal Yazılar’da yansıtılmaz.

Bir kişi Kutsal Kitap ilkelerinden taviz vermeden milliyetçi olabilir. Kişinin ülkesine sadakat ve bağlılık hissetmesinde, ülkesinin kendi kendini yönetmesi, kendi çıkarlarını gözetmesi ve ortak kültürel özellikleri teşvik etmesi gerektiğine inanmasında yanlış bir şey yoktur. Kendi kültürünü, dilini, geleneklerini, müziğini, tarihini ya da başarılarını takdir etmek iyidir. Aynı durum bu mirası sürdürme çabaları için de geçerlidir. Bu nedenle milliyetçilik kelimesi çoğunlukla tek başına aşağılayıcı anlamda kullanılmaz; hakaret hâline getirilmek istendiğinde “beyaz milliyetçilik” ya da “Hristiyan milliyetçiliği” gibi eklerle güçlendirilir.

Bir Hristiyan’ın milliyetçi olması yanlış değildir. Uygunsuz olan şey, kişinin ülkesini putlaştırılmış ve idealize edilmiş bir şekilde yüceltmesi ya da sağlıksız gruplaşmaları teşvik etmesidir. Hristiyanlar kontrol etmeye, baskı kurmaya, boyunduruk altına almaya ya da egemenlik kurmaya çalışmamalıdır. Hristiyanlar karanlık dünyada ışık olmaya ve göklerdeki Babalarını yücelten iyi işler yapmaya çağrılmıştır (Matta 5:14-16).

Eleştirmenler, bir kişinin imanı ile politik ya da toplumsal görüşleri arasında en küçük bağlantıyı gördüklerinde bile bunu “Hristiyan milliyetçiliği” olarak nitelendirebilirler. Bu bakış açısına göre Tanrı’nın ahlakını yansıtan yasalar istemek bile reddedilmelidir ve kamusal yaşamda Hristiyan imanının ifade edilmesini koruma girişimleri de geri çevrilmelidir. Bu strateji çoğu zaman yaşam yanlısı görüşlere, İsrail yanlısı tutumlara ya da Kutsal Kitap’a dayalı cinsellik anlayışına karşı kullanılır. Bazen ilerlemeci ahlak anlayışıyla çelişen her politik muhafazakâr görüş, “Hristiyan milliyetçiliği” olarak yaftalanır ya da beyaz milliyetçiliğiyle bir tutulur.

Birçok kişi kendisini “Hristiyan” olarak tanımlar. Uygun bağlam içinde makul insanlar kendilerini “milliyetçi” olarak da tanımlayabilir. Ancak modern kültür, Hristiyan milliyetçiliği terimini bu iki kavramın basit bir birleşiminden çok daha fazlasını ima edecek şekilde kullanmaktadır. Kutsal Kitap ilkelerini izleyen tutumlar, Hristiyan milliyetçiliğinin popüler tanımıyla adil şekilde tanımlanamaz; çünkü bu etiketin yaygın biçimde ima ettiği tutumlar Kutsal Kitap’a dayalı dünya görüşünün parçası değildir.

English



Türkçe anasayfaya dön

Hristiyan milliyetçiliği nedir?
Bu sayfayı paylaş: Facebook icon Twitter icon Pinterest icon Email icon
© Copyright Got Questions Ministries