settings icon
share icon
Soru

Hristiyan bir kişi akla nasıl yaklaşmalıdır?

Yanıt


Kutsal Kitap, Tanrı’nın akla sahip bir Varlık olduğunu söyler (Romalılar 11:34) ve O, gerçeğin bilinebileceği ve mantıksal kuralların uygulanabileceği düzenli bir evren yaratmıştır. Tanrı insan aklının Yaratıcısı’dır ve bize anlama, düşünme, akıl yürütme ve hatırlama yeteneğini vermiştir. Yeşaya 1:18’de Tanrı bizi Kendisiyle “birlikte düşünmeye” davet eder; burada Yaratıcı ile yaratılan, günah ve bağışlanma hakkında akılcı bir konuşma yapmaktadır.

İnsan aklını değerlendirirken iki aşırı uçtan kaçınmalıyız: Rasyonalizm ve anti-entelektüalizm. Bu makale açısından rasyonalizm, aklı en üstün otorite ve hayatın tüm problemlerinin cevabı olarak yüceltmektir. Rasyonalist kişi, yeterince zaman verilirse her şeyi kendi başına “çözebileceğine,” insan aklının her problemi aşabileceğine inanır. İnsan zihni tüm gerçekliği anlayabilir, her sorunu çözebilir ve ihtiyaç duyulan her şeyi üretebilir. Filozof Immanuel Kant, Saf Aklın Eleştirisi adlı eserinde insan aklının gücünü şöyle över: “Tüm bilgimiz duyularla başlar, sonra anlayışa geçer ve akılla sona erer. Akıldan daha üstün hiçbir şey yoktur.”

Bu makale açısından anti-entelektüalizm ise aklı, dünyanın sorunlarına çare olarak reddetmektir. Anti-entelektüalist kişi akademik uğraşları küçümser ve bunun yerine duyguları, sezgiyi ve spontane davranışı gerçeklikle yüzleşmek ve sorunları çözmek için çok daha faydalı görür. Şair William Wordsworth, “The Tables Turned” adlı şiirinde daha duygusal ve anti-entelektüel bir yaşam anlayışını savunarak rasyonalizme tepki göstermiştir: “Bilim ve sanat yeter artık; / Kapat o kısır sayfaları; / Dışarı çık ve yanında / Gözlemleyen ve alan bir yürek getir.” Wordsworth’ün “dışarı çık” çağrısı, çalışmayı bırakıp doğadan içgüdüsel şekilde öğrenmeye hazır olarak dışarı adım atma davetidir.

Hem rasyonalizm hem de anti-entelektüalizm yanlış yola sapar. Rasyonalizmin gerçeğin kaynağı olarak insan aklına dayanması, ilahi vahiy ihtiyacını dışarıda bırakır. Peki ya Tanrı’nın Sözü “mantıklı görünmezse”? Anti-entelektüalizmin akla karşı çıkışı ise nesnel gerçeğin anlaşılmasını engeller. Gülleri koklamak bizi gülün Yaratıcısı’nı övmeye yöneltmelidir, ancak yalnızca gül koklamak Tanrı’nın tam vahyine götüremez.

Kutsal Kitap insan aklının sınırlı olduğunu öğretir. “Tanrı'nın kendisini sevenler için hazırladıklarını Hiçbir göz görmedi, Hiçbir kulak duymadı, Hiçbir insan yüreği kavramadı.” (1. Korintliler 2:9). Dünyanın en büyük zihinleri bile Tanrı’nın kurtarılmışlar için olan planının büyüklüğünü anlayamamıştır.

İnsan aklı Tanrı’nın bilgeliğini kavrayamaz. Doğal olarak “saçmalık” olarak gördüğümüz şeyi, yani Kurtarıcı’nın çarmıhta ölmesini, Tanrı “Tanrı’nın gücü ve Tanrı’nın bilgeliği” olarak adlandırır (1. Korintliler 1:24). Yalnızca kendi akıl yürütme yeteneğimize dayanarak Müjde’nin gerçeğine asla ulaşamazdık. “Nitekim şöyle yazılmıştır: “Bilgelerin bilgeliğini yok edeceğim, Akıllıların aklını boşa çıkaracağım’” (1. Korintliler 1:19). Bizi gerçeğe götürmesi için aklımıza değil, Tanrı’nın Sözü’ne güvenmeliyiz (Romalılar 10:17). Tanrı’nın Müjde’yi açıklamasının sonucu şudur: Hiç kimse kendi bilgeliğiyle övünemesin (ayet 31).

İnsanlığın günaha düşüşüyle birlikte, akıl da dahil olmak üzere her yönümüz etkilenmiştir. Yeniden doğmamış kişinin aklı ruhsal anlamda kararmıştır. Kurtulmamış kişiler için Kutsal Kitap'ta şu denir: “Bunun için şunu söylüyor ve Rab adına sizi uyarıyorum: Artık öteki uluslar gibi boş düşüncelerle yaşamayın. Onların zihinleri karardı. Bilgisizlikleri ve yüreklerinin duygusuzluğu yüzünden Tanrı'nın yaşamına yabancılaştılar” (Efesliler 4:17-18). Dünyanın en parlak zihinleri bile Mesih’ten ayrı olduklarında Tanrı’nın gerçeklerini gerçekten anlayamazlar (bkz. 1. Korintliler 2:14).

Yeniden doğmamış kişinin aklı Tanrı’ya düşmandır. İnsanın doğal arzusu Tanrı’ya itaatsizlik etmektir ve ona göre bunu yapmak mantıklıdır. Kurtulmamış kişinin kendi günahını zihinsel olarak haklı çıkarması kolaydır. “Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrı'ya düşmandır; Tanrı'nın Yasası'na boyun eğmez, eğemez de...” (Romalılar 8:7).

Yeniden doğmamış kişinin aklı aynı zamanda gurur kaynağıdır. “Şimdi putlara sunulan kurbanların etine gelelim. “Hepimizin bilgisi var” diyorsunuz, bunu biliyoruz. Bilgi insanı böbürlendirir, sevgiyse geliştirir” (1. Korintliler 8:1). İnsan doğası gereği bilgimiz ve akademik başarılarımızla gurur duymaya eğilimliyizdir. Açık konuşmak gerekirse, çoğu zaman başkalarından daha zeki olduğumuzu düşünmeye yatkınız.

Açıkça görülmektedir ki aklımızın kurtarılmaya ihtiyacı vardır. Kendi hâlimize, yani sınırlı, kararmış, isyankâr ve gururlu zihnimize bırakılmış olsaydık, Tanrı’nın gerçeğine asla ulaşamazdık.

Rab’be övgüler olsun ki bir kişiyi kurtardığında onun tüm varlığını, yani bedenini, canını ve zihnini kurtarır. Yeniden doğmuş kişi yeni yaratılıştır. "Bir kimse Mesih'teyse, yeni yaratıktır; eski şeyler geçmiş, her şey yeni olmuştur" (2. Korintliler 5:17). Ruh aracılığıyla ona “Mesih’in düşüncesi” verilmiştir. "Doğal kişi, Tanrı'nın Ruhu'yla ilgili gerçekleri kabul etmez. Çünkü bunlar ona saçma gelir, ruhça değerlendirildikleri için bunları anlayamaz. Ruhsal kişi her konuda yargı yürütebilir, ama kimse onun hakkında yargı yürütemez. 'Rab'bin düşüncesini kim bildi ki, O'na öğüt verebilsin?' Oysa biz Mesih'in düşüncesine sahibiz" (1. Korintliler 2:16).

Kurtulmuş kişi zihninin yenilenmesiyle dönüşebilir (Romalılar 12:2). O, bu çağın bilgeliği ile olgunlar arasındaki bilgelik mesajı arasındaki farkı ayırt edebilir (1. Korintliler 2:6). Tanrı’nın Sözü’nü incelemeye kendisini adamıştır (2. Timoteos 2:15). Tanrı’yı tüm aklıyla sevmeye bağlıdır ve böylece en büyük buyruğu yerine getirir (Markos 12:30).

Kutsal Kitap’ın akıl hakkındaki görüşü şudur: Zihin Tanrı’dan gelen harika bir armağandır, ancak günah tarafından zarar görmüştür. Mesih aracılığıyla Tanrı’nın bağışlamasını aldığımızda anlayışımız arındırılabilir, dönüştürülebilir ve alçaltılabilir; böylece hem kendimize hem de Tanrı’nın kusursuz planına dair yeni bir bakış açısı kazanırız.

English



Türkçe anasayfaya dön

Hristiyan bir kişi akla nasıl yaklaşmalıdır?
Bu sayfayı paylaş: Facebook icon Twitter icon Pinterest icon Email icon
© Copyright Got Questions Ministries