Soru
No True Scotsman safsatası nedir?
Yanıt
No True Scotsman (Gerçek İskoç Değil) safsatası, bir kişinin geçerli bir karşı örneği görmezden gelmek amacıyla bir kelimenin tanımını değiştirmeye çalıştığında işlediği mantık hatasıdır. Bu safsatanın adı, hatayı açıklamak için sıkça kullanılan bir örnekten gelir. Hikâyede bir adam şöyle der: “Hiçbir İskoç yulaf lapasına şeker koymaz.” Başka bir adam ise, “Ben İskoçya'da doğup büyüdüm ve yulaf lapama şeker koyuyorum” diye cevap verir. İlk adam da, “O hâlde sen gerçek bir İskoç değilsin” der.
Özellikle No True Scotsman hatası, evrensel bir iddiayı, yani “Bütün X'ler Y'dir” şeklindeki bir ifadeyi savunmak için, bunun tersini gösteren geçerli bir örneği, yani “İşte Y olmayan bir X” örneğini açıklamaya çalışmaktır. Bu kaçış yolu genellikle yeni bir şart eklemeyi içerir. Bu şart başlangıçtaki tanımın meşru bir parçası değildir ve çoğu zaman doğrudan o karşı örneği etkisiz hâle getirmeye yöneliktir. No True Scotsman, ad hoc (“bu duruma özel”) safsatasının belirli bir türüdür. Bir argümanın gerçekten No True Scotsman olup olmadığını belirlemek için kullanılan terimlerin dikkatle tanımlanması ve tartışmanın her iki tarafınca tutarlı şekilde kullanılıp kullanılmadığının incelenmesi gerekir.
Bu safsata Kutsal Kitap'taki Hristiyanlık açısından değerlendirildiğinde, imanlıların sıklıkla haksız yere No True Scotsman hatasıyla suçlandıkları bir konu vardır. Bu durum, No True Scotsman'ın ne olduğunu ve ne olmadığını anlamak açısından yararlı bir örnektir. Söz konusu konu, sonsuz güvence öğretisidir. Özellikle birçok Hristiyanın benimsediği, Mesih'e olan imanını tamamen terk eden bir kişinin aslında hiçbir zaman gerçekten kurtulmamış olduğu görüşüyle ilgilidir. Bazı insanlara bu görüş No True Scotsman hatası gibi görünür. İlk bakışta kişi sanki “Gerçek bir Hristiyan bunu yapmazdı” diyormuş gibi algılanabilir; tıpkı yulaf lapasına şeker koyan İskoç örneğinde olduğu gibi.
Ancak bu iki durum aslında aynı değildir. Mesih'e iman konusunda Kutsal Kitap, kurtulmuş bir kişinin kurtuluşunu kaybedemeyeceğini öğretir (Yuhanna 10:28-29; Romalılar 8:38-39). Kutsal Kitap aynı zamanda kurtuluşun değişmiş bir yaşamla sonuçlanacağını da öğretir (2. Korintliler 3:18; Galatyalılar 5:22-23). Tanrısız bir yaşam sürmekte ısrar eden kişiler başlangıçta hiç kurtulmamışlardır (1. Yuhanna 2:4-6; Yakup 2:17-19). Aynı şekilde, imandan tamamen döndüğü görülen kişiler de aslında hiçbir zaman kurtulmamışlardır (1. Yuhanna 2:19). Başka bir deyişle, “imandan dönmemek”, Kutsal Kitap'ın kurtuluş tanımının bir parçasıdır.
Burada “imandan dönmek” ifadesinin tanımlanması önemlidir. Bu bağlamda, kişinin imanı tamamen terk etmesi, Mesih'i reddetmesi, kendisini artık imanlı olarak görmediğini ilan etmesi gibi durumlar kastedilmektedir. Kurtulmuş olmak günahsız olmak anlamına gelmez (1. Yuhanna 1:8-10; 2:1). Bir imanlı şüphe, cesaret kırıklığı ve hatta Tanrı'ya karşı öfke yaşayabilir (Galatyalılar 6:1). Bir imanlı zaman zaman Hristiyanlığa yakışmayan davranışlarda da bulunabilir (Markos 14:66-72). Ancak Kutsal Kitap'ın kurtuluş tanımı, kalpte ve düşüncede kalıcı bir değişim gerektirir. Bu da yukarıda anlatılan türde bir imandan dönüşü dışlar.
Bu nedenle, imanla olan tüm bağını koparan kişiler hakkındaki Hristiyan görüşü No True Scotsman safsatası değildir. Bu, kurtulmuş olmanın Kutsal Kitap'taki tanımını doğru şekilde kullanmak ve bu tanımın yanlış kullanılmasına izin vermemektir.
No True Scotsman safsatasının sınırlarını göstermeye yardımcı olabilecek başka bir örnek de “su geçirmez” etiketi taşıyan bir kutudur. Eğer bu kutu bir yüzme havuzuna atılır ve birkaç saat içinde suyla dolarak batarsa, “Aslında hiç su geçirmez değilmiş” veya “Gerçekten su geçirmez bir kutu asla suyla dolmazdı” dememiz haklıdır. Ancak “Su geçirmez demek, suyun yavaş yavaş içeri girmesi demektir” dememiz doğru olmaz. Çünkü bu, “su geçirmez” kavramının tanımını değiştirmek anlamına gelir. Bir gözlemin başlangıçtaki tanımla uyuşmadığını göstermek, gerçek bir çelişki olduğu sürece No True Scotsman safsatası değildir.
Buna karşılık, kutu havuzun dibine hemen batmasına rağmen içine hiç su almıyorsa, “Gerçekten su geçirmez bir kutu batmaz” demek No True Scotsman safsatası olurdu. Çünkü “su geçirmez” olmak ile “suda yüzmek” aynı şey değildir.
Din tartışmaları açısından ilginç olan nokta, bu suçlamanın çoğu zaman ters yönde uygulanmasıdır. No True Scotsman safsatası, bir kelimeyi gereğinden dar şekilde yeniden tanımlama girişimidir. Oysa din eleştirmenleri çoğu zaman bunun tersini yapar ve kelimeleri olması gerekenden daha geniş tanımlarlar. Örneğin yalnızca “Ben Hristiyanım” diyen bir kişinin yaptığı her şeyi Hristiyanlığa mal etmek mantık hatasıdır. Ya da kiliseye hiç gitmeyen, şeytani bir yaşam süren ve genel olarak ahlaksız bir kişinin yalnızca yeniden doğduğunu iddia ettiği için kurtulmuş olduğunu söylemek de hatalıdır. Kutsal Kitap'ın kurtuluşun insanı nasıl değiştirdiği hakkında söyledikleri düşünüldüğünde, bu makul bir kurtuluş tanımı değildir.
No True Scotsman safsatası suçlaması, özellikle kurtuluş konusunda, Hristiyanlığa sık sık yöneltilmektedir. Ancak çoğu zaman bu suçlamayı yapan kişiler tam ters yönde bir hata işlemektedir. Onlar Hristiyan kelimesini gereğinden dar değil, Kutsal Kitap'taki Hristiyanlık anlayışının kullandığından çok daha geniş ve keyfî bir şekilde tanımlamaktadır.
İmanlılar olarak, kullandığımız terimleri dikkatlice tanımlayıp sonra bu tanımlara sadık kalarak No True Scotsman safsatasından kaçınabiliriz. Bir örnek ile o örneğe karşı kullanılan tanım arasında gerçek bir çelişki olduğunu göstermek No True Scotsman değildir. Ancak belirli bir örnekten kaçınmak için tanımı değiştirdiğimizde bu safsataya düşmüş oluruz. Örneğin günah işlerken yakalanan bir imanlının kurtuluşunu hemen sorgulamak, No True Scotsman safsatasının belirgin bir örneğidir.
Aynı şekilde, bir terimin veya tanımın başlangıçta eksik ya da hatalı olduğu açıkça görülüyorsa, onu düzeltmek de No True Scotsman safsatası değildir. Önemli olan, bu tür düzeltmeleri kendi tercih ettiğimiz sonuca ulaşmak için değil, gerçeğe uygun olduğu için yapmaktır. Bu ilke hem kendi imanımız hem de başkalarının inançları için geçerli olmalıdır.
English
No True Scotsman safsatası nedir?