Soru
Candomblé nedir?
Yanıt
Candomblé kelimesi Nijerya'daki Yoruba dilinden gelmektedir ve kökleri Afrika geleneğine dayanmaktadır. Candomblé, Yoruba, Fon, Bantu ve Roma Katolikliği de dahil olmak üzere çeşitli inançları birleştiren ve büyük ölçüde Yoruba mitolojisine dayanan senkretik bir dindir. Candomblé bazı açılardan bir başka Afro-Brezilya dini olan Umbanda'ya benzemektedir.
Candomblé, transatlantik köle ticareti sırasında Güney Amerika'ya getirilen Afrikalı köleler nedeniyle 19. yüzyıl Brezilya'sında gelişmiştir. İnanç sistemi, köle tüccarlarının ana dini olan Roma Katolikliğinden de etkilenmiştir, ancak Candomblé'nin birçok taraftarı 20. yüzyılda Katolik uygulamalarını kaldırmaya çalışmıştır. Ancak günümüzde birçok Candomblé inananı vaftiz edilmiş Katolikler olarak kalmakta ve hatta Protestan ayinlerine katılmaktadır.
Bazı bölgelerde Candomblé ve Umbanda birlikte uygulanmaktadır, ancak iki din birbirinden farklıdır. Umbanda daha halka açıktır ve geleneksel Afrika dinlerine daha az dayanır. Candomblé'ye benzer diğer inanç sistemleri, genellikle kardeş dinler olarak kabul edilen Haiti voodoo ve Küba Santeria'sıdır.
Candomblé'ye tapanlar Yoruba dinlerindeki Yüce Varlık olan Olodumare'ye inanırlar. Olodumare'ye, orixás olarak bilinen ve aşkın, uzak Olodumare'den daha ulaşılabilir olduğu düşünülen daha küçük ruhlarla birlikte saygı gösterilir. Bu nedenle, orixás insanlar ve Olodumare arasında arabulucu olarak hizmet eder. Candomblé'ye göre her kişi, kimliğini şekillendiren kişisel bir orixá ile ilişkilendirilir. Ritüeller sırasında inananlar, mesaj iletmek için kişiye sahip olabilecek bir orixá'nın gelmesini beklerler. Orixá'lara Xango, Ogum ve Tempo gibi isimler verilir. Sonuncusu genellikle Kutsal Ruh ile ilişkilendirilir ve diğerleri Aziz Anthony (Ogum) gibi Katolik azizlerle senkretize edilir.
Candomblé taraftarları orixás'a ek olarak exus (erkek), exuas (dişi) ve exu-mirims (çocuk) gibi ruhlara da inanır. Bu ruhların orixás'a itaat ettiği ve böylece onları daha ulaşılabilir şefaatçiler haline getirdiği düşünülür. Uygulayıcılar exus'a istediklerini yaptırabileceklerini iddia etmektedirler.
Candomblé içinde "uluslar" olarak adlandırılan farklı gelenekler vardır. Örnekler Ketu, Jege ve Angola'dır. Her birinin kendi uygulamaları ve dili vardır: Ketu Yoruba dilini, Jege ise Ewe dilini kullanır.
Candomblé'nin kutsal bir metni ya da merkezi bir otoritesi yoktur ve her terreiroya (yani bir ibadet evine) bağımsızlık verir. Bununla birlikte, oriksalara adak adamak ve bir medyum aracılığıyla ruhlarla iletişim kurmak gibi ortak uygulamalar vardır. Candomblé takipçileri, rahipler (babalorixá), rahibeler (iyalorixá), yeni inisiyeler (iao) ve diğerleri için özel unvanlarla povo de santo veya "aziz insanlar" olarak adlandırılır.
Birçok Afrikalı Hristiyanlığı "beyaz adamın dini" olarak görmekte ve kabulünü kültürel kimlik kaybı olarak değerlendirmektedir. Bu nedenle ya Hristiyan inancını reddediyor ya da Candomblé gibi senkretize oluyorlar. Ancak Hıistiyanlık yalnızca Batılılar için değildir. İsa'yı takip etmek dünya görüşümüzü değiştirse de, inananlar Amerikalı, Avrupalı, Yahudi ya da başka bir şey olmaya çağrılmamıştır. Elçi Petrus, "Tanrı'nın iltimas göstermediğini, her ulustan kendisinden korkan ve doğru olanı yapanı kabul ettiğini" ilan etmiştir (Elçilerin İşleri 10:34-35). Elçi Yuhanna da "her ulustan, oymaktan, halktan ve dilden büyük bir kalabalığın tahtın ve Kuzu'nun önünde durduğunu" kaydetmiştir (Vahiy 7:9).
Afrika'daki ve diğer Batılı olmayan uluslardaki Hristiyanlar İsa'yı kucaklarken kültürlerini bırakma baskısı hissetmemelidir. Elbette Hristiyanlık bazı Afrika inanç ve uygulamalarına ters düşecektir, ancak Mesih'i takip etmek Batı da dahil olmak üzere her yerde kültür karşıtıdır. Hristiyan dini (ve diğerleri) kültürel duygulara göre değil, iddialarına göre test edilmelidir. Ve herhangi bir kültürde günah olan şeyler Mesih'in rabliği onuruna bir kenara bırakılmalıdır.
Olodumare'yi tanıyan Candomblé, tıpkı Pavlus'un zamanında Atinalıların yaptığı gibi, Tanrı'nın genel vahyine verilen bir yanıtı temsil eder (Elçilerin İşleri 17:22-23). Misyonerlerin gelişinden önce bile Afrika'daki sömürge öncesi toplumlar Chukwu, Mawu ve Modimo gibi farklı isimlerle anılan bir Yüce Varlığa ya da Yaratıcıya inanıyordu. "Tanrı'nın görünmeyen nitelikleri –sonsuz gücü ve Tanrılığı– dünya yaratılalı beri O'nun yaptıklarıyla anlaşılmakta, açıkça görülmektedir" (Romalılar 1:20). Dahası, Candomblé gibi pagan dinleri bu Yüce Varlık ile iletişim kurmanın bir yolunu aramaktadır.
Sorun, insanlığın Tanrı'dan günahla ayrılmış olmasıdır ve Candomblé Olodumare'nin uzak olduğunu kabul eder. Candomblé uygulayıcılarının Tanrı'ya ulaşmak için oriksalara tapınma biçimlerinde bir gayret vardır, ancak bu gayret "bilgiye dayanmaz" (Romalılar 10:2). Daha da tehlikelisi, uygulamalarının Tanrı'dan olmayan ruhlarla temas kurmanın yolunu açmasıdır. Gerçek "Olodumare" uzak değildir (Elçilerin İşleri 17:27) ama yarattıklarıyla ilişki kurmak ister. O, uzlaşmanın ilk adımını atmıştır. Ayrıca, biz onları çeşitli sunularla yatıştırırken, bizim için şefaat edecek birçok oriksa ihtiyacımız yoktur. Şefaatçimiz İsa Mesih, günahlarımız için kurban olarak Kendisini sunmuştur.
English
Candomblé nedir?